Organize Sanayi Bölgeleri Başucu Rehberi 2026 ana sayfasına ulaşmak ve diğer bölümleri incelemek için tıklayınız.

Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) yatırımcılara tahsis edilen veya satılan sanayi parsellerinin devri, normal bir taşınmaz satışından farklı kurallara tabidir. OSB arsa devir yasağı, sanayi parsellerinin yatırım amacı dışında kullanılmasını, yatırım yapılmadan el değiştirmesini ve spekülatif işlemleri önlemeye yönelik özel düzenlemelerden oluşur.
Bu nedenle OSB’de bulunan bir arsanın tapusunun yatırımcı adına kayıtlı olması, taşınmazın her koşulda serbestçe satılabileceği anlamına gelmez. Parselin tahsis şekli, borç durumu, ruhsatları, tapu kayıtları, tahsis veya satış sözleşmesi ve şirketin ortaklık yapısı birlikte değerlendirilmelidir.
OSB arsa devir yasağı, tahsis veya satışı yapılan sanayi parsellerinin belirli şartlar gerçekleşmeden satılmasını, devredilmesini veya temlik edilmesini sınırlayan düzenlemelerdir.
Bu düzenlemelerin temel amacı, OSB parsellerinin:
Sanayi yatırımı amacıyla kullanılmasını
Tahsis amacına uygun şekilde değerlendirilmesini
Yatırım yapılmadan el değiştirmesinin önlenmesini
Spekülatif amaçlı işlemlerin engellenmesini
Yatırımcıların OSB’ye karşı yükümlülüklerini yerine getirmesini
Planlı sanayi alanlarının niteliğinin korunmasını
sağlamaktır.
Dolayısıyla OSB parselinde mülkiyet hakkının bulunması, bu parsel üzerinde hiçbir devir sınırlaması olmadığı anlamına gelmez.
OSB’lerin temel amacı, sanayi yatırımlarının belirli bir plan ve düzen içerisinde gerçekleştirilmesini sağlamaktır. Bu nedenle yatırımcıya tahsis edilen veya satılan parselin yalnızca bir gayrimenkul yatırımı olarak elde tutulması yerine, öngörülen sanayi yatırımının gerçekleştirilmesi beklenir. Bu kapsamda parselin tahsis amacı, yatırım yükümlülükleri, yapılaşma süreci, ruhsatlar ve OSB mevzuatından kaynaklanan diğer yükümlülükler önem taşır. Bu nedenle “Tapu benim üzerimde, istediğim zaman satabilirim” yaklaşımı OSB parselleri bakımından her zaman doğru değildir.
OSB parsellerinin devrine ilişkin temel düzenlemeler 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ve Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği kapsamında yer almaktadır. Bunun yanında somut parsel bakımından;
Arsa tahsis sözleşmesi
Arsa satış sözleşmesi
Tapu kaydı
OSB kayıtları
OSB kuruluş protokolü
Şirket sözleşmesi
Yatırımcının OSB’ye karşı yükümlülükleri
de dikkate alınmalıdır. Bu nedenle yalnızca tapu kaydının incelenmesi, bir OSB parselinin devredilip devredilemeyeceğini belirlemek için yeterli değildir.
Tapunun yatırımcıya verilmiş olması, devir sınırlamalarının kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Tapusu verilen OSB parsellerinde özellikle parsel bedeline ilişkin borcun tamamen ödenmiş olması ve işyeri açma ve çalışma ruhsatının alınmış olması önem taşır. Dolayısıyla;
Tapu alınmış ancak parsel bedeli tamamen ödenmemişse veya işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmamışsa, parselin serbestçe devredilebileceği kabul edilmemelidir.
Kural olarak satılamaz. Tapusu verilmiş bir OSB parselinin devrinde, parsel bedeline ilişkin borcun tamamen ödenmiş olması önemlidir. Yalnızca tapunun alınmış olması, devir açısından tek başına yeterli değildir.
Bu nedenle satış veya devir planlayan yatırımcının öncelikle OSB nezdindeki borç durumunu kontrol etmesi gerekir.
Kural olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatının alınması devir bakımından önemli bir şarttır. Bu nedenle OSB parselinin satışından önce yalnızca tapu ve ödeme durumu değil, parsel üzerindeki yatırımın hangi aşamada olduğu ve gerekli ruhsatların alınıp alınmadığı da kontrol edilmelidir.
OSB parsellerindeki devir sınırlamaları tapu kaydında şerh ve diğer kayıtlarla gösterilebilir. Bu nedenle OSB’den bir parsel satın almak isteyen yatırımcının yalnızca satıcıdan aldığı bilgilerle hareket etmemesi gerekir. Tapu kaydındaki şerhler, beyanlar, ipotekler, hacizler ve diğer kısıtlamalar incelenmelidir. Ancak tapu incelemesi de tek başına yeterli değildir. OSB kayıtları ve ilgili tahsis veya satış sözleşmeleri de değerlendirilmelidir.
Parsel tahsis hakkı ile tapulu taşınmazın devri birbirinden farklı işlemlerdir. Kural olarak parsel tahsis hakkı üçüncü kişilere serbestçe devredilemez. Bununla birlikte OSB mevzuatında belirli özel durumlarda tahsis hakkının devrine izin veren düzenlemeler bulunmaktadır. Örneğin belirli şartların sağlanması halinde;
Şirketin belirli şirketlerine
Mirasçılara
Tasfiye sonucunda şirket ortaklarına
Birleşme sonucunda devralan şirkete
Bölünme sonucunda devralan şirkete
Tür değişikliği sonucunda ortaya çıkan şirkete
tahsis hakkının aktarılması mümkün olabilir.
Belirli şartların sağlanması halinde mümkün olabilir. Ancak yalnızca iki şirketin aynı kişiye ait olması, devir işleminin otomatik olarak mümkün olduğu anlamına gelmez. Şirketlerin ortaklık yapısı, pay oranları ve ilgili tahsis sözleşmesindeki hükümler birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle yatırımın henüz tamamlanmadığı durumlarda ortaklık yapısındaki değişiklikler OSB bakımından ayrıca önem taşır.
Tahsis yapılan gerçek kişinin ölümü halinde, belirli şartların gerçekleşmesi durumunda parsel tahsis hakkının mirasçılara geçmesi mümkün olabilir. Ancak miras yoluyla geçiş, üçüncü kişiye yapılan normal bir satış veya devir işlemi gibi değerlendirilmemelidir. Mirasçılık durumu ile OSB mevzuatındaki tahsis hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Tahsis yapılan şirketin tasfiyesi halinde, belirli şartların oluşması durumunda parsel tahsis hakkının şirket ortaklarına geçmesi mümkün olabilir. Burada tasfiye işlemi ile parsel tahsis hakkının devri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Şirketin birleşmesi halinde, mevzuatta öngörülen şartların gerçekleşmesi durumunda OSB parsel tahsis hakkının devralan şirkete geçmesi mümkün olabilir. Birleşmenin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile OSB mevzuatına uygun şekilde gerçekleştirilmesi ve gerekli ticaret sicili işlemlerinin tamamlanmasının ardından OSB kayıtlarının da güncellenmesi gerekir.
Şirketin bölünmesi halinde de belirli koşullarla parsel tahsis hakkının devralan şirkete aktarılması mümkündür. Özellikle kısmi bölünme işlemlerinde ortaklık yapısına ilişkin özel şartların dikkate alınması gerekir. Bu nedenle bölünme işleminden önce OSB parselinin ve tahsis hakkının işlemden nasıl etkileneceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bir şirketin tür değiştirmesi halinde, şartların gerçekleşmesi durumunda parsel tahsis hakkının yeni türe dönüşen şirkete aktarılması mümkün olabilir. Örneğin limited şirketin anonim şirkete dönüşmesi halinde, yalnızca ticaret sicilindeki tür değişikliğinin tamamlanmasıyla yetinilmemeli, OSB nezdindeki kayıtların da yeni şirket yapısına uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır.
Hayır. Bu ayrım OSB uygulamasında oldukça önemlidir. Parsel şirket adına kayıtlıysa, şirket paylarının devredilmesi sonucunda taşınmazın tapu maliki teknik olarak aynı tüzel kişi olmaya devam eder. Ancak OSB mevzuatı bakımından şirket ortaklık yapısındaki değişiklikler ayrıca önem taşıyabilir. Bu nedenle şirket paylarının devredilmesi, özellikle yatırımın tamamlanmadığı dönemlerde, OSB parselinin dolaylı biçimde el değiştirmesi bakımından değerlendirmeye konu olabilir.
OSB parsel tahsisi yapılan şirketlerde ortaklık yapısındaki değişiklikler özel önem taşır. Arsa ön tahsis ve tahsis sözleşmelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının onayı alınmadan şirket ortaklık paylarının yüzde 49’unu aşan değişiklik yapılması halinde tahsisin iptal edilebileceğine ilişkin hükümler bulunabilir. Bu düzenlemenin amacı, şirket paylarının devri yoluyla OSB parselinin yatırım gerçekleştirilmeden dolaylı biçimde el değiştirmesinin önlenmesidir.
Değerlendirmede yalnızca tek bir pay devrine bakılması yeterli olmayabilir. Şirketin önceki ortaklık yapısı ile sonraki ortaklık yapısı karşılaştırılmalı ve meydana gelen toplam değişiklik dikkate alınmalıdır. Özellikle birbirini takip eden birden fazla pay devriyle ortaklık yapısının aşamalı olarak değiştirilmesi halinde işlemlerin birlikte değerlendirilmesi gerekebilir. Bu nedenle şirket pay devri planlayan yatırımcıların işlem öncesinde mevcut ve hedef ortaklık yapılarını karşılaştırması önemlidir.
Gerekli onaylar alınmadan ve ilgili şartlara aykırı şekilde ortaklık yapısında değişiklik yapılması, parsel tahsisinin iptali bakımından sonuç doğurabilir. OSB tarafından yatırım sürecinin farklı aşamalarında şirketin ortaklık yapısının incelenmesi mümkündür. Bu nedenle şirket pay devri gerçekleştirilmeden önce OSB mevzuatı, tahsis sözleşmesi ve mevcut ortaklık yapısı birlikte değerlendirilmelidir.
Belirli şartlar altında mümkündür. OSB mevzuatında yatırım finansmanı sağlanmasına yönelik bazı özel devir imkanları bulunmaktadır. Katılımcının mülkiyetindeki taşınmazın belirli finansman işlemleri kapsamında;
Kredi alacaklısı kuruluşlara
Gayrimenkul yatırım fonlarına
Gayrimenkul yatırım ortaklıklarına
Varlık yönetim şirketlerine
Varlık kiralama şirketlerine
devredilmesine ilişkin özel düzenlemeler bulunabilir. Ancak bu işlemler normal bir taşınmaz satışı olarak değerlendirilmemelidir. İşlemin amacı, tarafları ve sonrasında uygulanacak hükümler ayrıca incelenmelidir.
OSB parselinin borç nedeniyle icra yoluyla satılması mümkündür. Ancak icra yoluyla satışlarda da OSB mevzuatından kaynaklanan özel şartlar dikkate alınmalıdır. Özellikle alıcının OSB’nin kuruluş protokolünde ve ilgili mevzuatta öngörülen katılımcı niteliklerini taşıyıp taşımadığı önemlidir. Bu nedenle icra yoluyla satışa çıkarılan bir OSB parselinde yalnızca taşınmazın tapu ve fiziki özelliklerinin incelenmesi yeterli değildir.
Hayır. İcra yoluyla satış söz konusu olsa dahi OSB mevzuatında ve kuruluş protokolünde öngörülen katılımcı şartları dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla icra ilanında taşınmazın özelliklerinin yanı sıra alıcı bakımından öngörülen koşulların da incelenmesi gerekir.
Devir yasağına aykırı işlemler ciddi sonuçlar doğurabilir. Aykırılığın ilgili mercilerce veya mahkeme tarafından tespit edilmesi halinde, mevzuatta öngörülen sonuçların uygulanması gündeme gelebilir. Bunlar arasında parselin geri alınması ve başka bir katılımcıya tahsis veya satılması gibi sonuçlar bulunabilir. Bu nedenle “Parsel üçüncü kişiye satıldı, artık işlem tamamlandı” şeklindeki yaklaşım doğru değildir. Devir işleminden önce OSB mevzuatının ve parselin mevcut durumunun ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekir.
Hayır. OSB parsellerinin tevhit veya ifraz edilmesi, mevcut devir sınırlamalarını ve yatırım yükümlülüklerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yeni bir parsel numarasının oluşması veya tapu kaydının değişmesi, önceki yatırım yükümlülüklerinin sıfırlandığı anlamına gelmez. Bu nedenle tevhit veya ifraz sonrasında devir planlanıyorsa, ilk tahsis ve yatırım süreci de dikkate alınmalıdır.
OSB parseli satın almayı planlayan yatırımcıların işlem öncesinde kapsamlı bir kontrol yapması gerekir. Özellikle şu hususlar incelenmelidir:
Parselin tahsis mi yoksa satış yoluyla mı edinildiği
Tapunun kimin adına kayıtlı olduğu
Parsel bedelinin tamamen ödenip ödenmediği
OSB’ye herhangi bir borç bulunup bulunmadığı
İşyeri açma ve çalışma ruhsatının alınıp alınmadığı
Yapı ruhsatının mevcut olup olmadığı
Yapı kullanma izin belgesinin bulunup bulunmadığı
Tapudaki şerh ve beyanlar
İpotek ve hacizler
Devir yasağına ilişkin kayıtlar
Tahsis veya satış sözleşmesindeki özel hükümler
Parselin tahsis amacı
OSB’ye karşı devam eden yatırım yükümlülükleri
Şirketin mevcut ortaklık yapısı
Ortaklık yapısında daha önce yapılan değişiklikler
Yüzde 49 sınırının aşılıp aşılmadığı
Bakanlık onayı gerekip gerekmediği
İşlemin birleşme, bölünme veya tür değişikliği kapsamında olup olmadığı
İşlemin yatırım finansmanı amacı taşıyıp taşımadığı
İcra yoluyla satış söz konusuysa alıcı şartlarının sağlanıp sağlanmadığı
Bu kontroller yapılmadan gerçekleştirilecek bir OSB parsel devri, yatırımcı açısından önemli riskler doğurabilir.
Uygulamada karşılaşılan önemli hatalardan bazıları şunlardır:
Tapu alındığında parselin serbestçe satılabileceğini düşünmek
Parsel bedeli tamamen ödenmeden satış yapmak
İşyeri açma ve çalışma ruhsatını almadan devir gerçekleştirmek
Tahsis hakkı ile mülkiyet hakkını birbirine karıştırmak
Şirket pay devrinin OSB bakımından hiçbir sonuç doğurmayacağını düşünmek
Yüzde 49 ortaklık değişikliği sınırını dikkate almamak
Gerekli Bakanlık onaylarını araştırmamak
Tahsis veya satış sözleşmesini incelememek
Sadece tapu kaydına güvenmek
İcra yoluyla satışlarda alıcı şartlarını kontrol etmemek
Tevhit veya ifraz sonrasında sürelerin yeniden başlayacağını düşünmek
Özellikle şirket pay devri ile OSB parsel devrinin birbirinden tamamen bağımsız olduğu düşüncesi, yatırımcılar açısından önemli bir risk oluşturabilir.
Bir OSB parselinin devredilip devredilemeyeceğinin belirlenmesi için tek bir belgeye bakılması yeterli değildir. Öncelikle parselin tahsis veya satış şekli belirlenmeli, ardından tapu kaydı, OSB kayıtları, tahsis veya satış sözleşmesi, borç durumu, ruhsatlar ve yatırım yükümlülükleri incelenmelidir. Parsel bir şirket adına kayıtlıysa şirketin mevcut ve geçmiş ortaklık yapısı da ayrıca değerlendirilmelidir. Bunun yanında işlemin normal bir satış mı, şirket birleşmesi mi, bölünme mi, tür değişikliği mi, miras mı, tasfiye mi, finansman işlemi mi yoksa icra yoluyla satış mı olduğu belirlenmelidir. Çünkü uygulanacak kurallar işlemin niteliğine göre değişebilir.
Altaş Kurumsal Danışmanlık, organize sanayi bölgelerinde parsel tahsisi, parsel devri, tahsis hakkı devri ve OSB mevzuatına uyum süreçlerinde danışmanlık hizmetleri sunmaktadır. Bu kapsamda;
OSB parsel tahsis şartlarının incelenmesi
Arsa tahsis ve satış sözleşmelerinin değerlendirilmesi
Parsel devir şartlarının incelenmesi
Tapu ve OSB kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi
Şirket ortaklık yapısındaki değişikliklerin OSB mevzuatı açısından incelenmesi
Yüzde 49 ortaklık payı değişikliği sınırının değerlendirilmesi
Bakanlık onayı gerekip gerekmediğinin belirlenmesi
Birleşme, bölünme ve tür değişikliğinin OSB parseline etkisinin değerlendirilmesi
Yatırım finansmanı amacıyla yapılacak devirlerin incelenmesi
İcra yoluyla satışlarda OSB mevzuatı bakımından gerekli kontrollerin yapılması
konularında destek sağlanmaktadır. Dava, icra takibi ve yargısal temsil hizmetleri ise ilgili avukatlar tarafından yürütülmelidir.
OSB arsa devir yasağı, sanayi parsellerinin hiçbir şekilde devredilemeyeceği anlamına gelmez. Asıl amaç, OSB parsellerinin sanayi yatırımı amacıyla kullanılmasını sağlamak, yatırım yükümlülüklerinin yerine getirilmesini temin etmek ve parsellerin yatırım yapılmadan spekülatif biçimde el değiştirmesini önlemektir. Bu nedenle OSB arsası devrinde yalnızca tapuya bakılması yeterli değildir. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği, tahsis veya satış sözleşmesi, tapu kayıtları, OSB kayıtları, borç durumu, ruhsatlar ve şirket ortaklık yapısı birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle tapusu verilmiş bir parselin devrinde parsel bedelinin tamamen ödenmiş olması ve işyeri açma ve çalışma ruhsatının alınmış olması önem taşır. Şirket pay devirlerinde ise ortaklık yapısındaki değişiklikler ve yüzde 49 sınırı ayrıca dikkate alınmalıdır. Birleşme, bölünme, tür değişikliği, miras, tasfiye, yatırım finansmanı ve icra yoluyla satış gibi özel durumlarda ise farklı kurallar uygulanabilir. Kısacası, “OSB arsası devredilemez” demek de “tapusu olan OSB arsası serbestçe satılabilir” demek de tek başına doğru değildir. Her parselin kendi tahsis şekli, yatırım süreci, borç durumu, ruhsatları, sözleşmeleri ve şirket yapısı üzerinden ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Evet, ancak her OSB parseli her koşulda devredilemez. Parselin tahsis şekli, borç durumu, ruhsatları, sözleşmeleri ve ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Hayır. Tapunun alınmış olması tek başına yeterli değildir. Özellikle parsel bedelinin tamamen ödenmesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatının alınması gibi şartlar değerlendirilmelidir.
Kural olarak hayır. Tapusu verilmiş parseller bakımından parsel bedelinin tamamen ödenmiş olması önem taşır.
Kural olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatının alınması devir bakımından önemlidir. Somut parselin sözleşmesi ve mevzuat hükümleri ayrıca incelenmelidir.
Devir sınırlamaları tapu kaydında şerh veya ilgili kayıtlarla gösterilebilir. Bununla birlikte OSB kayıtları ve tahsis sözleşmesi de ayrıca incelenmelidir.
Kural olarak serbestçe devredilemez. Ancak mevzuatta belirtilen özel durumlarda tahsis hakkının devrine veya aktarılmasına imkan bulunabilir.
Etkileyebilir. Özellikle yatırım tamamlanmadan yapılan ortaklık değişiklikleri OSB mevzuatı ve tahsis sözleşmesi bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Parsel tahsisi yapılan şirketlerin ortaklık yapısında yüzde 49’u aşan değişiklikler, ilgili tahsis ve ön tahsis sözleşmeleri ile Bakanlık onayı bakımından önem taşıyabilir.
Evet. Ancak icra yoluyla satışlarda da OSB mevzuatındaki özel hükümler ve alıcının taşıması gereken nitelikler dikkate alınmalıdır.
Hayır. OSB kuruluş protokolü ve ilgili mevzuatta öngörülen katılımcı şartları dikkate alınmalıdır.
Birleşmenin niteliğine ve ilgili mevzuattaki şartlara göre parsel tahsis hakkının devralan şirkete geçmesi mümkün olabilir.
Belirli şartların sağlanması halinde mümkündür. Özellikle kısmi bölünmede ortaklık yapısına ilişkin özel şartlar dikkate alınmalıdır.
Şartların gerçekleşmesi halinde parsel tahsis hakkı tür değiştiren şirketin yeni tüzel kişilik yapısına aktarılabilir.
Hayır. Tevhit veya ifraz işlemi mevcut OSB yükümlülüklerini ve devir sınırlamalarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Mevzuata aykırılığın tespit edilmesi halinde parselin geri alınması ve başka bir katılımcıya tahsis veya satılması gibi sonuçlar gündeme gelebilir.
Tapu kaydı, OSB kayıtları, tahsis veya satış sözleşmesi, borç durumu, ruhsatlar, yatırım yükümlülükleri, devir sınırlamaları ve şirket ortaklık yapısı birlikte incelenmelidir.
Organize Sanayi Bölgeleri Başucu Rehberi 2026 ana sayfasına ulaşmak ve diğer bölümleri incelemek için tıklayınız.

Organize Sanayi Bölgeleri alanındaki çalışmalarımız başlıca şu konuları kapsamaktadır:
Her hizmetimizde temel yaklaşımımız; mevzuata uygunluğu, uygulanabilir çözümleri ve sürdürülebilir yönetim anlayışını esas almaktır. Yatırım süreçlerinizi planlı şekilde yönetmek, Organize Sanayi Bölgeleri mevzuatına uyumunuzu değerlendirmek ve kurumsal süreçlerinizi geliştirmek için Altaş Kurumsal Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Türkiye’nin ilk ve tek “Organize Sanayi Bölgeleri Hukuku” bilgi sistemini incelediniz mi?
