Organize Sanayi Bölgeleri Başucu Rehberi 2026 ana sayfasına ulaşmak ve detaylı olarak incelemek için tıklayınız.


Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) yatırımcılara tahsis edilen veya satılan sanayi parsellerinin devri, serbest bir taşınmaz devri işlemi gibi değerlendirilemez. OSB arsa devir yasağı, sanayi parsellerinin tahsis amacı dışında kullanılmasını, yatırım yapılmadan el değiştirilmesini ve spekülatif amaçlı işlemleri önlemeye yönelik özel bir düzenleme sistemidir.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ile Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği kapsamında; tahsis edilen veya satılan sanayi parsellerinin kullanım amacı, tapusu verilen parsellerin devri, parsel tahsis hakkının devri, şirket ortaklık yapısındaki değişiklikler, yatırım finansmanı amacıyla yapılan devirler, icra yoluyla satışlar gibi farklı işlemler için özel kurallar bulunmaktadır. Bu nedenle OSB’de bir parselin devredilmek istenmesi halinde öncelikle hangi tür bir devir işleminin yapılmak istendiği belirlenmelidir.
OSB arsa devir yasağı, katılımcılara tahsis veya satışı yapılan sanayi parsellerinin belirli şartlar gerçekleşmeden satılmasını, devredilmesini veya temlik edilmesini sınırlandıran özel düzenlemeleri ifade eder. Bu düzenlemelerin temel amacı, OSB arsalarının;
Dolayısıyla OSB parsellerinde mülkiyet hakkı bulunması, parselin her koşulda serbestçe satılabileceği anlamına gelmez.
OSB parsellerinin devrine getirilen sınırlamalar, organize sanayi bölgelerinin kuruluş amacıyla bağlantılıdır. OSB’ler yalnızca arsa alım satımının yapıldığı bölgeler değildir. Temel amaç, sanayi yatırımlarının belirli bir plan ve düzen içerisinde gerçekleştirilmesidir. Bu nedenle yatırımcıya tahsis edilen veya satılan parselin;
beklenir.
OSB parsellerinin devrine ilişkin temel düzenlemeler;
kapsamında yer almaktadır. Ayrıca somut olay bakımından;
da dikkate alınmalıdır. Bu nedenle yalnızca tapu kaydına bakılarak OSB parselinin devredilip devredilemeyeceği sonucuna varılması doğru değildir.
Hayır. Katılımcılara tahsis veya satışı yapılan arsalar tahsis amacı dışında kullanılamaz. Örneğin sanayi üretimi amacıyla tahsis edilen bir parselin, OSB mevzuatına ve ilgili tahsis koşullarına aykırı biçimde farklı bir kullanım alanına dönüştürülmesi mümkün değildir. Bu nedenle devir işleminden önce yalnızca mülkiyet durumu değil, parselin tahsis amacı da incelenmelidir.
Tapunun katılımcıya verilmiş olması, parsel üzerindeki devir sınırlamalarının otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez. Katılımcıya tapuda devri yapılan parseller bakımından borcun tamamen ödenmesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatının alınması önem taşır. Bu şartlar gerçekleşmeden parselin satılması, devredilmesi veya temlik edilmesi mümkün değildir. Söz konusu sınırlama tapu kaydına da şerh edilir.
Kural olarak devredilemez. Katılımcının OSB’ye veya ilgili kurumlara olan parsel bedeli borcu tamamen ödenmeden, tapusu verilmiş parselin satılması, devredilmesi veya temlik edilmesi mümkün değildir. Burada yalnızca tapunun alınmış olması yeterli değildir. Borcun tamamen ödenmiş olması ayrıca aranır.
Kural olarak devredilemez. Tapusu katılımcıya verilmiş parseller bakımından işyeri açma ve çalışma ruhsatının alınması devir bakımından önem taşır. Dolayısıyla;
ancak
veya
ise parselin serbestçe devredilebileceği düşünülmemelidir.
Evet. Parselin devrine ilişkin sınırlamalar tapu kaydına şerh edilebilir ve mevzuat kapsamında tapuda gösterilmesi gereken kısıtlamalar bulunmaktadır. Bu nedenle bir OSB parselini satın almak isteyen kişinin yalnızca tapu sahibine değil, tapu kaydındaki şerhlere ve OSB kayıtlarına da bakması gerekir.
Kural olarak hayır. Parsel tahsis hakkı, normal bir özel hukuk alacağı gibi serbestçe üçüncü kişiye devredilemez. Ancak mevzuatta belirlenen özel durumlarda parsel tahsis hakkının devrine izin verilmektedir. Bu istisnaların kapsamı dikkatle incelenmelidir.
Mevzuat kapsamında belirli koşullar altında parsel tahsis hakkı;
devredilebilir. Ancak her bir durumun kendine özgü şartları bulunmaktadır.
Tahsis yapılan gerçek kişinin veya şirketin ortaklık yapısıyla mevzuatta öngörülen şartları taşıyan şirketlere parsel tahsis hakkının devri mümkün olabilir. Burada özellikle ortaklık paylarının tamamının aynı kişi veya kişilerde bulunması gibi şartlar önem taşır. Dolayısıyla yalnızca “iki şirketin sahibi aynı” şeklindeki genel bir değerlendirme yeterli değildir. Somut ortaklık yapısı ve pay oranları incelenmelidir.
Tahsis yapılan gerçek kişinin ölümü halinde parsel tahsis hakkının mirasçılarına geçmesi mümkün olabilir. Ancak bu işlem de doğrudan herhangi bir üçüncü kişiye satış gibi değerlendirilmemelidir. Mirasçılık durumu ile tahsis hakkının devrine ilişkin OSB mevzuatı birlikte değerlendirilmelidir.
Tahsis yapılan şirketin tasfiyesi halinde parsel tahsis hakkının şirket ortaklarına geçmesi belirli şartlar altında mümkün olabilir. Burada tasfiye işlemi ile parsel tahsis hakkının devrinin birbirinden ayrı aşamalar olduğu unutulmamalıdır.
Tahsis yapılan şirketin birleşmesi halinde, şartların oluşması durumunda parsel tahsis hakkı devralan şirkete geçebilir. Birleşmenin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve OSB mevzuatı çerçevesinde gerçekleştirilmiş olması gerekir. Birleşmenin ticaret siciline tescili sonrasında OSB kayıtlarının da buna uygun şekilde güncellenmesi gerekir.
Şirketin bölünmesi halinde de belirli koşullarla parsel tahsis hakkının devralan şirkete geçmesi mümkündür. Ancak özellikle kısmi bölünme bakımından ortaklık yapısına ilişkin özel şartların yerine getirilmesi gerekir. Kısmi bölünmede devralan şirketin ortaklık paylarının tamamının bölünen şirkete veya onun ortaklarına ait olması şartı önem taşır.
Tahsis yapılan şirketin tür değiştirmesi halinde, yeni türe dönüşen şirkete parsel tahsis hakkının aktarılması mümkün olabilir. Örneğin bir limited şirketin anonim şirkete dönüşmesi halinde, işlem yalnızca şirket türünün değiştirilmesi olarak değerlendirilmemeli; OSB nezdindeki tahsis kayıtlarının da yeni tüzel kişilik yapısına uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır.
Hayır. Bu ayrım OSB uygulamasında son derece önemlidir. Bir şirketin OSB’de parseli varsa, şirket paylarının devredilmesi sonucunda parselin tapusu teknik olarak aynı tüzel kişilik üzerinde kalabilir. Ancak OSB mevzuatı, spekülatif amaçlı şirket payı devirleri yoluyla parselin dolaylı olarak el değiştirmesini de dikkate almaktadır. Bu nedenle şirket paylarının devri ile parselin devri tamamen birbirinden bağımsız kabul edilemez.
Parsel tahsisi yapılan şirketlerde ortaklık yapısındaki değişiklikler ayrıca önem taşır. Arsa ön tahsis ve tahsis sözleşmelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın onayı alınmadan şirket ortaklık paylarının %49’unu aşan değişiklik yapılması halinde tahsisin iptal edilebileceğine ilişkin hükümler yer alır. Bu düzenleme, şirket paylarının devredilmesi yoluyla OSB parselinin dolaylı biçimde el değiştirmesinin önlenmesine yöneliktir.
Burada yalnızca tek bir ortak tarafından yapılan pay devrine bakılmamalıdır. Şirketin; önceki ortaklık yapısı ve sonraki ortaklık yapısı karşılaştırılmalıdır. Değişikliğin toplam etkisi ve ilgili sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Özellikle birbirini takip eden pay devirleriyle ortaklık yapısının aşamalı olarak değiştirilmesi halinde işlemlerin birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Gerekli Bakanlık onayı alınmadan ve ilgili şartlara aykırı biçimde %49’u aşan ortaklık payı değişikliği yapılması halinde, parsel tahsisinin iptali gündeme gelebilir. OSB, yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı aşamalarında şirketin ortaklık yapısını inceleyebilir. Aykırılık tespit edilmesi halinde mevzuatta öngörülen yaptırımlar uygulanabilir.
OSB arsa devir sisteminin önemli amaçlarından biri, sanayi parsellerinin yatırım amacı yerine yalnızca değer artışı beklentisiyle elde tutulmasının önüne geçmektir. Bu nedenle;
gibi işlemlerin bir yatırım projesinin gerçekliği içinde değerlendirilmesi gerekir.
Evet, mevzuatta belirli finansman işlemleri için özel düzenlemeler bulunmaktadır. Katılımcının mülkiyetindeki taşınmazlar, yatırım finansmanı sağlamak amacıyla belirli kuruluşlara devredilebilir. Bunlar arasında;
bulunabilir. Ancak bu işlemler normal bir parsel satışı gibi değerlendirilmemelidir.
Bu kuruluşların satın aldıkları taşınmazları belirli süre içerisinde mevzuatta öngörülen niteliklere sahip gerçek veya tüzel kişilere satmaları veya aynı nitelikteki kişilere kiralamaları gerekir. Özellikle iki yıllık süre bu işlemlerde önem taşır.
OSB parselinin borç nedeniyle icra yoluyla satılması da mümkündür; ancak bu satışlar da genel taşınmaz satışlarından farklı kurallara tabidir. Mevzuatta belirtilen şartların yerine getirilmesi ve özellikle;
gibi hususların dikkate alınması gerekir. İcra yoluyla satışta, kuruluş protokolünde öngörülen nitelikleri taşıyan alıcılara ilişkin şartlar da önemlidir.
Hayır. OSB’nin kuruluş protokolünde belirlenen katılımcı nitelikleri ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınmalıdır. Bu nedenle icra yoluyla satış ilanında yalnızca taşınmazın özelliklerine değil, alıcıda aranacak niteliklere de bakılmalıdır.
Mevzuatta belirtilen devir yasağına aykırılığın mahkeme tarafından tespit edilmesi halinde, arsanın kimin tasarrufunda bulunduğuna bakılmaksızın mevzuatta öngörülen sonuçlar uygulanabilir. Arsanın tahsis veya satış tarihindeki bedeli üzerinden geri alınması ve başka bir katılımcıya tahsis veya satılması gündeme gelebilir. Bu nedenle hukuka aykırı bir devir gerçekleştikten sonra taşınmazın üçüncü kişiye geçmiş olması, işlemin bütün sonuçlarının ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Evet. Mevzuata aykırı devir veya kullanım durumunun mahkeme tarafından tespit edilmesi halinde arsanın geri alınması ve başka bir katılımcıya tahsis veya satılması gündeme gelebilir. Bu nedenle OSB parseli satın alınmadan önce parselin geçmiş işlemleri de incelenmelidir.
Katılımcının tapusunu aldıktan ve tesisini tamamladıktan sonra gerçekleştireceği devir veya satışlarda da OSB’nin yeni alıcıyla yapacağı sözleşme önemlidir. OSB, yeni alıcıdan taahhütname alabilir ve yeni sözleşmede ilk alıcının sözleşmesindeki bazı hükümleri çıkarabilir veya yeni hükümler koyabilir. Bu nedenle tesis tamamlandıktan sonra yapılan satışlarda da OSB mevzuatı tamamen devre dışı kalmaz.
OSB parsellerinin tevhit veya ifraz edilmesi, devir sınırlamalarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Tevhit ve ifraz sonucunda ortaya çıkan yeni parseller bakımından mevzuatta belirtilen sürelerin hesabında ilk parsel tahsis tarihi esas alınabilir. Bu nedenle yeni bir tapu numarası veya yeni bir parsel oluşması, yatırımcının yükümlülüklerinin sıfırlandığı anlamına gelmez.
Bir OSB parselinin devri planlanıyorsa tapu kaydında;
incelenmelidir. Ancak tapu incelemesi tek başına yeterli değildir. OSB’nin kendi kayıtları, tahsis sözleşmesi ve yatırımcının yükümlülükleri de ayrıca kontrol edilmelidir.
Tahsis sözleşmesi, yatırımcı ile OSB arasındaki ilişkinin temel belgelerinden biridir. Parselin;
gibi konularında önemli bilgiler içerebilir. Bu nedenle devir işlemi öncesinde tahsis sözleşmesinin güncel mevzuatla birlikte incelenmesi gerekir.
Parsel şirket adına kayıtlıysa, şirketin ortaklık yapısındaki değişiklikler OSB bakımından önem taşıyabilir. Özellikle yatırımın henüz tamamlanmadığı aşamalarda yapılacak pay devirleri;
bakımından incelenmelidir.
Bir yatırımcı OSB’de parsel satın almadan önce;
incelenmelidir.
Uygulamada özellikle;
gibi hatalarla karşılaşılabilir.
Bir OSB parselinin devri planlanıyorsa öncelikle;
soruları cevaplandırılmalıdır.
Altaş Kurumsal Danışmanlık olarak organize sanayi bölgelerinde parsel tahsisi, parsel devri ve OSB yatırım süreçlerine ilişkin danışmanlık sunuyoruz. Bu kapsamda;
konularında danışmanlık sağlıyoruz. Dava, icra takibi ve yargısal temsil hizmetleri ise ilgili avukatlar tarafından yürütülmelidir.
Sonuç Olarak;
OSB arsa devir yasağı, yatırımcıların mülkiyet hakkını ortadan kaldıran mutlak bir yasak değildir. Asıl amaç, sanayi parsellerinin tahsis amacı dışında kullanılmasını ve yatırım yapılmadan spekülatif biçimde el değiştirmesini önlemektir. Bu nedenle OSB’de parsel devri değerlendirilirken tek başına tapuya bakılması yeterli değildir. 4562 sayılı OSB Kanunu, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği, arsa tahsis veya satış sözleşmesi, tapu kayıtları, OSB kayıtları ve şirket ortaklık yapısı birlikte incelenmelidir. Özellikle tapusu verilmiş bir parselin devrinde borcun tamamen ödenmiş olması ve işyeri açma ve çalışma ruhsatının alınmış olması, şirket pay devirlerinde ise %49 sınırı ve gerekli Bakanlık onayının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bunun yanında birleşme, bölünme, tür değişikliği, miras, tasfiye, yatırım finansmanı ve icra yoluyla satış gibi özel durumlarda farklı kurallar uygulanabilir. Bu nedenle “OSB arsası devredilemez” şeklindeki genel ifade kadar, “tapusu varsa serbestçe satılabilir” yaklaşımı da doğru değildir. Her parselin tahsis şekli, mevcut hukuki durumu, yatırımın tamamlanma seviyesi, borç durumu, ruhsatları ve şirket yapısı ayrı ayrı incelenmelidir. Altaş Kurumsal Danışmanlık olarak OSB parsel tahsisi, arsa devirleri, tahsis hakkı devirleri, şirket ortaklık yapısı değişiklikleri ve OSB mevzuatına uyum konularında danışmanlık sunuyoruz.
OSB’lerde tahsis veya satışı yapılan sanayi parsellerinin belirli şartlar gerçekleşmeden satılmasını, devredilmesini veya temlik edilmesini sınırlayan düzenlemelerdir.
Evet, ancak her durumda değil. Borcun tamamen ödenmesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı gibi şartlar ve özel devir halleri dikkate alınmalıdır.
Kural olarak hayır. Tapusu verilmiş parseller bakımından borcun tamamen ödenmiş olması gerekir.
Kural olarak hayır. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınması devir bakımından önemli bir şarttır.
Evet. Devir yasağı ve ilgili sınırlamalar tapu kaydına şerh edilebilir.
Kural olarak devredilemez. Ancak mevzuatta belirtilen özel durumlarda devir mümkündür.
Şirket içi belirli devirler, ölüm ve miras, tasfiye, birleşme, bölünme ve tür değişikliği gibi mevzuatta öngörülen özel durumlarda devre izin verilebilir.
Mevzuatta öngörülen ortaklık yapısı ve diğer şartlar sağlanıyorsa mümkün olabilir.
Tahsis yapılan gerçek kişinin ölümü halinde mevzuatta öngörülen şartlarla tahsis hakkının mirasçılara devri mümkün olabilir.
Birleşmenin türüne ve mevzuattaki şartlara göre parsel tahsis hakkı devralan şirkete geçebilir.
Belirli şartların sağlanması halinde mümkündür. Kısmi bölünmede ortaklık yapısına ilişkin özel şartlar bulunmaktadır.
Şirketin tür değiştirmesi halinde, şartların oluşması durumunda parsel tahsis hakkı yeni türe dönüşen şirkete aktarılabilir.
Tapu bakımından şirket aynı tüzel kişilik olarak kalabilir; ancak OSB mevzuatı şirket ortaklık yapısındaki değişiklikleri ayrıca dikkate alır.
Parsel tahsisi yapılan şirketin ortaklık paylarının belirli koşullarda %49’unu aşan değişiklikleri, Bakanlık onayı ve tahsis iptali bakımından önem taşıyan bir sınırdır.
İlgili mevzuat ve tahsis sözleşmesindeki şartlar incelenmeden “evet” denilemez. Gerekli Bakanlık onayı olmadan yapılan değişiklikler tahsisin iptaline yol açabilir.
Mahkeme tarafından aykırılık tespit edilmesi halinde arsanın geri alınması ve başka bir katılımcıya tahsis veya satılması gündeme gelebilir.
Evet, ancak icra yoluyla satışlarda OSB mevzuatındaki özel şartlar ve alıcı nitelikleri dikkate alınmalıdır.
Hayır. Kuruluş protokolünde ve ilgili mevzuatta öngörülen katılımcı nitelikleri dikkate alınmalıdır.
Belirli şartlarla kredi alacaklısı kuruluşlara, gayrimenkul yatırım fonlarına, gayrimenkul yatırım ortaklıklarına, varlık yönetim şirketlerine veya varlık kiralama şirketlerine devir mümkün olabilir.
Mevzuatta öngörülen şartlar çerçevesinde taşınmazı belirlenen süre içinde uygun nitelikteki gerçek veya tüzel kişilere satması veya kiralaması gerekir.
Hayır. Tevhit veya ifraz, mevcut OSB yükümlülüklerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Hayır. Tapunun alınması tek başına devir yasağını ortadan kaldırmaz.
Borcun tamamen ödenmesi önemli olmakla birlikte, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve diğer mevzuat şartları da kontrol edilmelidir.
Tapu kaydı, tahsis veya satış sözleşmesi, OSB kayıtları, borç durumu, ruhsatlar ve varsa ortaklık yapısı değişiklikleri incelenmelidir.
Evet. Parsel tahsisi, tapu, tahsis sözleşmesi, şirket ortaklık yapısı ve OSB mevzuatı birlikte değerlendirilerek danışmanlık alınabilir.
Organize Sanayi Bölgeleri Başucu Rehberi 2026 ana sayfasına ulaşmak ve detaylı olarak incelemek için tıklayınız.

Kurucumuz Dr. Soner Altaş'ın OSB Hukuku, Şirketler Hukuku ve kurumsal yönetim alanındaki 25 yılı aşkın bilgi birikimi, kamu tecrübesi ve uzmanlığı.
OSB sözleşmeleri ve yönetim yapılarını Organize Sanayi Bölgeleri Hukuku prensipleri ile uyumlu şekilde tasarlıyoruz.
OSB’nizi geleceğe taşıyacak kurumsal altyapıyı oluşturuyoruz.
Ankara merkezli ekibimiz ile Türkiye'nin her iline danışmanlık hizmeti sunuyoruz.
Altaş Consulting Company’nin temeli, kurucusu Dr. Soner Altaş’ın güçlü akademik birikimi ve kamu deneyimine dayanmaktadır. Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku, organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve kooperatif konularında kaleme aldığı eserler ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda geçen 24 yıllık kamu görevi boyunca edindiği derin tecrübe; ACC’nin uzmanlık yaklaşımının ana kaynağını oluşturmaktadır. Bu süreçte; aile şirketleri, anonim ve limited şirketler, organize sanayi bölgeleri (OSB), teknoloji geliştirme bölgeleri (TGB), endüstri bölgeleri (EB), Ar-Ge ve tasarım merkezleri, irtibat büroları, yatırım teşvikleri, kamu sermayeli şirketler, kooperatifler ve birlikler, ticaret, sanayi ve esnaf odaları ile üst kuruluşları gibi alanlarda mevzuat, uygulama ve denetim süreçlerinde kazanılan kapsamlı bilgi ile deneyim; Altaş Consulting Company’nin hizmet ve danışmanlık anlayışına yön vermektedir.
Bugün bu güçlü arka plan, danışanlarımıza güvenilir, çözüm odaklı ve yüksek katma değerli hizmet sunmamızın temelini oluşturmaktadır.
Organize Sanayi Bölgeleri alanındaki çalışmalarımız başlıca şu konuları kapsamaktadır:
Her hizmetimizde temel yaklaşımımız; mevzuata uygunluğu, uygulanabilir çözümleri ve sürdürülebilir yönetim anlayışını esas almaktır. Yatırım süreçlerinizi planlı şekilde yönetmek, Organize Sanayi Bölgeleri mevzuatına uyumunuzu değerlendirmek ve kurumsal süreçlerinizi geliştirmek için Altaş Kurumsal Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Türkiye’nin ilk ve tek “Organize Sanayi Bölgeleri Hukuku” bilgi sistemini incelediniz mi?
