Türk ve Amerikan Vergi Hukukunda Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğu

Türk ve Amerikan Vergi Hukukunda şirket yöneticilerinin sorumluluğu

Amerikan Hukukundaki “Kişi” Kavramı ile Türk Vergi Hukukundaki “Kanuni Temsilci” Arasındaki Farklar

Türk ve Amerikan Vergi Hukukunda şirket yöneticilerinin sorumluluğu birbirinden oldukça farklı düzenlenmiştir. Türk Vergi Hukuku’nda kanuni temsilci, şirketin ödenmeyen vergi borçları ve vergi cezalarından sorumlu tutulabilecek kişiler açısından önemli bir kavramdır. Amerikan Hukuku’nda ise “kişi (person)” kavramı daha sade bir düzenlemeye sahip olmakla birlikte, içtihatlarla genişletilerek uygulanmaktadır.

Bu yazıda, Amerikan Hukukundaki “kişi” kavramı ile Türk Hukuku’ndaki “kanuni temsilci” kavramı; tanım, kapsam ve uygulama farklılıkları açısından karşılaştırılmaktadır.

Türk Hukukunda Kanuni Temsilci Kavramı

Türk Hukuku’nda kanuni temsilcilerin sorumluluğu;

  • Vergi Usul Kanunu (VUK) m.10
  • Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (AATUHK) mükerrer m.35

hükümleri kapsamında düzenlenmiştir.

Ancak bu düzenlemelerde:

  • Kanuni temsilcinin tanımı yapılmamış,
  • Kavramın kapsamı açıkça belirlenmemiştir.

Bu eksiklik nedeniyle uygulamada kapsamın belirlenmesi, diğer mevzuata ve idari düzenlemelere bırakılmıştır.

Kanuni Temsilcinin Belirlenmesinde Yetki Devri Sorunu

Kanuni temsilcinin kim olduğu; şirketin içinde bulunduğu duruma göre değişebilmektedir:

  • Şirketin olağan faaliyet dönemi
  • Tasfiye süreci
  • Kayyım atanması
  • Temsil yetkisinin devri

Tasfiye veya kayyım atanması hallerinde belirleme nispeten kolaydır. Asıl sorun, şirketin normal faaliyet döneminde ortaya çıkmaktadır.

Özellikle büyük ölçekli anonim ve limited şirketlerde:

  • Temsil yetkisi şirket içinden veya dışından kişilere devredilebilmektedir.
  • Bu devirler kanuni temsilcinin tespitinde belirleyici olmaktadır.

Örneğin anonim şirkete ait bir amme alacağında, yönetim kurulu üyelerinin şahsi malvarlıklarına gidilmeden önce:

  • Şirket esas sözleşmesi,
  • Ticaret sicili kayıtları

incelenmekte; temsil yetkisinin murahhas üye veya müdüre bırakılıp bırakılmadığı araştırılmaktadır.

Eğer temsil yetkisi murahhas üyeye veya müdüre bırakılmışsa:

  • Takip bu kişiler hakkında yapılmakta,
  • Diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında işlem yapılmamaktadır.

Bu yaklaşım, kanuni temsilci kavramının temsil yetkisi çerçevesinde dar yorumlandığını göstermektedir.

Danıştay Kararlarında Kanuni Temsilci

Danıştay kararlarında genellikle şu konular ele alınmıştır:

  • Vergi ve vergiye bağlı alacakların ne zaman şirketten alınamamış sayılacağı
  • VUK m.10 ile AATUHK mükerrer m.35 arasında hangisinin uygulanacağı
  • Limited şirkette ortaklar ile kanuni temsilciler hakkında aynı anda takibe geçilip geçilemeyeceği

Ancak bu kararlar, kanuni temsilci kavramının kapsamını genişleten nitelikte değildir.

Fiili Organ Sorunu ve Yargıtay

Anonim şirkette “fiili organ” kavramı; kanunda ve esas sözleşmede organ olarak öngörülmediği halde şirketin iradesini fiilen oluşturup açıklayan kişileri ifade etmektedir.

Ancak Yargıtay’ın fiili organa ilişkin kapsam genişletici bir kararına rastlanmamaktadır.

Bu durum, Türk Hukukunda sorumluluğun kanuni metin ve şekli yetki çerçevesinde ele alındığını göstermektedir.

Gelir İdaresi’nin Yaklaşımı

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan Tahsilat Genel Tebliği (Seri: A Sıra No:1) kapsamında:

  • Kanuni temsilci kavramı dar yorumlanmış,
  • Anonim ve limited şirketler bakımından yalnızca şirketi temsil ve ilzama yetkili olan kişilerle sınırlandırılmıştır.

Bu yaklaşımda:

  • Yönetim yetkisi dikkate alınmamış,
  • Sorumluluk yalnızca temsil yetkisi boyutunda değerlendirilmiştir.

Amerikan Hukukunda “Kişi (Person)” Kavramı

Amerikan Hukuku’nda “kişi (person)” kavramı mevzuatta sade biçimde yer almakta; ancak kapsamı:

  • IRS uygulamaları
  • Mahkeme kararları
  • Yüksek yargı içtihatları

ışığında olay bazında değerlendirilerek genişletilebilmektedir.

Bu yönüyle Amerikan hukukundaki “kişi” kavramı:

  • Daha esnek,
  • Yargı tarafından geliştirilmeye açık,
  • Uygulamada genişletilebilir bir yapıya sahiptir.

Buna karşılık Türk Hukuku’ndaki kanuni temsilci kavramı oldukça dar kapsamlı kalmaktadır.

Karşılaştırmalı Değerlendirme

KriterTürk HukukuAmerikan Hukuku
KavramKanuni temsilciKişi (Person)
TanımAçık tanım yokSade düzenleme
KapsamTemsil yetkisi merkezli, darİçtihatlarla genişletilebilir
Yargı katkısıSınırlıAktif ve belirleyici
EsneklikDüşükYüksek

Sonuç ve Öneriler

Geçmiş uygulamalarda yaşanan sorunlar da dikkate alındığında:

  • VUK m.10 ve AATUHK mükerrer m.35’te geçen kanuni temsilci kavramının tanımı ve kapsamı açıkça düzenlenmelidir.
  • Ticaret şirketleri açısından sorumluluğa tabi olacak kişiler objektif kurallarla belirlenmelidir.
  • Kavram, diğer yasalara bırakılmadan doğrudan vergi yasalarında tanımlanmalıdır.
  • Gerektiğinde kapsamın genişletilmesine imkân sağlayan bir sistem oluşturulmalıdır.

İster “kanuni temsilci”, ister “yönetici”, ister “kişi” olarak adlandırılsın; şirketin ödenmeyen vergi borçları ve cezalarından sorumlu tutulacak kişilerin net, öngörülebilir ve uygulamaya elverişli şekilde belirlenmesi hukuki güvenlik açısından büyük önem taşımaktadır.

Türk ve Amerikan Vergi Hukukunda şirket yöneticilerinin sorumluluğu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için diğer blog yazılarımıza bakabilir veya Türkiye’nin ilk ve tek Şirketler Hukuku ile Organize Sanayi Bölgeleri Hukuku Bilgi Sistemi olan Tacirsoft Hukuk Bilgi Sistemi’ni de yakından inceleyebilir ve üye olabilirsiniz. Ayrıca, dilerseniz Kurucumuz Dr. Soner Altaş’ın eserlerine göz atabilirsiniz. Hizmetlerimizden yararlanmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz. 25 yılı aşan uzmanlık, bilgi birikimi ve tecrübemiz ile yanınızdayız.

error: Content is protected !!
Scroll to Top