Şirketler Hukuku Rehberi 2026 sayfasına ulaşmak ve detaylı olarak incelemek için tıklayınız.


Holding şirket, temel olarak başka şirketlere iştirak etmek ve bu şirketlerde sahip olduğu paylar üzerinden yatırım, yönetim ve koordinasyon faaliyetleri yürütmek amacıyla oluşturulan anonim şirket yapılanmasıdır.
Holding, Türk Ticaret Kanunu bakımından başlı başına ayrı bir şirket türü değildir. Holding yapılanması genellikle anonim şirket şeklinde kurulan ve esas sözleşmesinde başka şirketlere iştirak etmeye yönelik faaliyetleri bulunan bir şirket üzerinden oluşturulur. Ticaret Bakanlığı tarafından da anonim şirket şeklinde kurulan holdinglerin kuruluşunun Bakanlık iznine tabi olduğu belirtilmektedir.
Holding kurulurken yalnızca şirketin tescil edilmesi değil, iştirak yapısının, sermaye planlamasının, yönetim modelinin ve kurulacak şirketler arasındaki ilişkinin de önceden değerlendirilmesi gerekir. Altaş Kurumsal Danışmanlık olarak holding kuruluşunda şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, sermayesi, iştirak planı, yönetim modeli ve gelecekteki kurumsal yapılanması birlikte değerlendirilerek danışmanlık hizmeti sunuyoruz.
Holding, esas itibarıyla başka şirketlere iştirak etmek amacıyla oluşturulan bir anonim şirket yapılanmasıdır. Bir holding şirketinin temel faaliyetlerinden biri başka şirketlerin paylarını edinmek ve bu iştirakleri bir üst şirket yapısı içerisinde yönetmektir. Holding yapılanması sayesinde farklı sektörlerde veya aynı ekonomik faaliyet alanında bulunan şirketlerin ortak bir üst yapı altında organize edilmesi mümkün olabilir.
Ancak holding ile şirketler topluluğu aynı kavram değildir. Holding bir şirket yapılanması iken şirketler topluluğu, hâkim şirket ile bağlı şirketler arasındaki hâkimiyet ilişkisine dayanan bir hukuki yapıdır. Ticaret Bakanlığı da bu iki kavram arasındaki farkı açıkça ortaya koymaktadır.
Hayır. Holding, anonim şirket ve limited şirket gibi başlı başına ayrı bir şirket türü değildir. Türkiye’de holdingler kural olarak anonim şirket şeklinde kurulmaktadır. Bu nedenle holding kuruluşunda anonim şirketlere ilişkin temel kuruluş kurallarının yanı sıra holding faaliyetinin niteliğinden kaynaklanan özel şartların da dikkate alınması gerekir.
Holdingin anonim şirket şeklinde kurulması nedeniyle tek pay sahipli anonim şirket kurulmasına ilişkin imkândan yararlanılması mümkündür. Dolayısıyla holding yapılanmasının mutlaka birden fazla gerçek kişi tarafından kurulması gerekmez. Ancak holdingin gelecekte iştirak edeceği şirketler, yatırımcıların yapısı ve grup şirketleri arasındaki ortaklık ilişkileri dikkate alınarak kuruluş ortaklık yapısının önceden planlanması önemlidir.
Holding anonim şirket şeklinde kurulduğundan, anonim şirketler için öngörülen asgari sermaye hükümleri esas alınır. 2026 yılı itibarıyla anonim şirketlerde asgari esas sermaye 250.000 TL‘dir. Kayıtlı sermaye sistemini kabul eden halka açık olmayan anonim şirketlerde başlangıç sermayesi ise en az 500.000 TL olmalıdır.
Ancak holding kuruluşunda yalnızca kanuni asgari sermaye tutarına göre hareket edilmesi her zaman doğru olmayabilir. Holdingin kısa veya orta vadede iştirak edeceği şirketlerin sayısı, yapılacak yatırımlar ve grup şirketlerinin finansman ihtiyacı dikkate alınarak daha yüksek bir sermaye yapısı tercih edilebilir.
Evet. Anonim şirket şeklinde kurulacak holdinglerin kuruluşu ve esas sözleşme değişiklikleri Ticaret Bakanlığının iznine tabidir.
Bu nedenle holding kuruluşu, standart bir anonim şirket kuruluşundan farklı olarak Bakanlık izin sürecinin de dikkate alınmasını gerektirir. Kuruluş işlemlerinin başından itibaren gerekli izin ve belgelerin planlanması, sürecin daha düzenli yürütülmesine katkı sağlar.
Holding kuruluşunda en önemli konulardan biri esas sözleşmede yer alacak faaliyet konusunun doğru şekilde oluşturulmasıdır. Holdingin amacı yalnızca “şirketlere ortak olmak” şeklinde dar bir ifadeyle ele alınmamalıdır. Şirketin gerçekleştirmeyi planladığı iştirak, yatırım, yönetim ve koordinasyon faaliyetleri dikkate alınarak faaliyet konusu oluşturulmalıdır. Özellikle farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere iştirak edilmesi planlanıyorsa holdingin faaliyet konusunun gelecekteki yapılanmayı da karşılayacak şekilde hazırlanması önemlidir.
Holding, faaliyet planına ve ilgili mevzuata uygun olmak kaydıyla farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere iştirak edebilir.
Üretim şirketleri, hizmet şirketleri, teknoloji şirketleri, enerji şirketleri, gayrimenkul şirketleri veya başka sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler holding yapısı içerisinde iştirak olarak yer alabilir.
Ancak bazı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin kuruluşu, pay edinimi veya ortaklık yapısı özel düzenlemelere tabi olabilir.
Bu nedenle holdingin yatırım yapacağı şirketlerin faaliyet alanlarının önceden değerlendirilmesi gerekir.
Holding kuruluşu genel olarak anonim şirket kuruluş prosedürünün uygulanması ve Bakanlık izin sürecinin tamamlanmasıyla gerçekleştirilir. Kuruluş aşamasında;
Ancak holdinglerde kuruluş planlamasının yalnızca bu aşamalardan ibaret görülmemesi gerekir.
Holding esas sözleşmesi, şirketin faaliyet alanını ve kurumsal yapısını belirleyen temel belgelerden biridir. Esas sözleşmede holdingin iştirak yapısı, faaliyet konusu, sermayesi, payları, yönetim yapısı ve temsil şekli gibi konular düzenlenir. Özellikle gelecekte farklı şirketlere iştirak edilmesi planlanıyorsa esas sözleşmenin şirketin büyüme planlarıyla uyumlu hazırlanması önemlidir.
Holding anonim şirket şeklinde kurulduğu için yönetim kurulu şirketin temel organlarından biridir. Yönetim kurulunun görev ve yetkileri, temsil ve ilzam, grup şirketleriyle ilişkiler ve yatırım kararları holdingin yönetim yapısının önemli unsurlarındandır. Holding yapılanmasında yönetim kurulunun yalnızca holding şirketini değil, iştiraklerle olan ilişkileri de kurumsal bir çerçevede yönetebilmesi önemlidir.
Holding ile şirketler topluluğu birbirine yakın kavramlar olmakla birlikte aynı şey değildir. Holding, başka şirketlere iştirak etmek amacıyla kurulan bir anonim şirket yapılanmasıdır. Şirketler topluluğu ise hâkim şirket ile bağlı şirketler arasında kanunda düzenlenen hâkimiyet ilişkisine dayanan yapıdır. Bir holding tek başına kurulabilir ve başlangıçta yalnızca bir şirketten oluşabilir. Şirketler topluluğunun oluşması için ise hâkimiyet ilişkisi içerisinde birden fazla şirketin bulunması gerekir. Ticaret Bakanlığı da holdingin bir şirket türü olduğunu, şirketler topluluğunun ise ayrı bir şirket türü olmadığını ve farklı bir hukuki yapı ifade ettiğini açıklamaktadır.
Holdingin başka şirketlerde pay sahibi olması, bu şirketlerin her durumda otomatik olarak şirketler topluluğu içerisinde yer aldığı anlamına gelmez. Hâkimiyet ilişkisinin bulunup bulunmadığı, pay oranları ve diğer hâkimiyet araçları ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle holding kuruluşu ile birlikte gelecekte oluşabilecek şirketler topluluğu yapısının da değerlendirilmesi faydalı olabilir.
Farklı şirketlerin ortak bir üst yapı altında organize edilmesi holding modelinin temel avantajlarından biridir.
Holding şirket, iştirak yatırımlarının daha merkezi bir şekilde yönetilmesine imkân sağlayabilir.
Aile şirketlerinde veya çok ortaklı yapılarda holding, ortaklık ilişkilerinin daha düzenli bir yapıya kavuşturulmasında kullanılabilir.
Aile şirketlerinde holding yapılanması, şirketlerin gelecek nesillere aktarılması ve aile üyelerinin ortaklık yapısının düzenlenmesi bakımından değerlendirilebilir.
Holding yapısı, farklı sektörlerdeki şirketlere iştirak edilerek yatırımların çeşitlendirilmesine imkân sağlayabilir.
Aile şirketlerinde holding yapılanması, yalnızca vergisel veya finansal bir araç olarak değerlendirilmemelidir. Holding;
gibi konularla birlikte ele alınabilir. Özellikle birden fazla şirkete sahip ailelerde holding, şirketler arasındaki ortaklık ilişkilerinin yeniden yapılandırılması için kullanılabilecek modellerden biri olabilir.
Aile şirketlerinde holding kuruluşu ile aile anayasası birbirini tamamlayan iki farklı çalışma alanı olabilir. Aile anayasasında aile üyelerinin şirketteki rolleri, ortaklık ilkeleri, pay devri, kuşak geçişi ve yönetimle ilgili temel prensipler düzenlenebilir. Holding ise bu prensiplerin şirketler düzeyindeki kurumsal yapısının oluşturulmasına katkı sağlayabilir.
Holding kuruluşunda pay yapısının doğru belirlenmesi büyük önem taşır. Holdingin ortakları ile holdingin iştirak edeceği şirketlerin ortaklık yapıları birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle kuruluş aşamasında;
gibi konular birlikte değerlendirilmelidir.
Holding kuruluşu ve iştirak yapısı oluşturulurken vergisel sonuçların da ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Özellikle şirketlerin birbirleriyle olan işlemleri, iştirak kazançları, pay devirleri, temettü akışları ve grup içi işlemler bakımından vergi mevzuatının sonuçları farklı olabilir. Bu nedenle holding kuruluşunun yalnızca şirketler hukuku açısından değil, gerektiğinde mali ve vergisel boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi faydalıdır.
Holding kurulmadan önce;
gibi konuların birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Holding kuruluşunda karşılaşılabilecek başlıca hatalar şunlardır:
Bu nedenle holding kuruluşu, standart bir şirket kuruluşundan daha kapsamlı şekilde ele alınmalıdır.
Holding kuruluşunda gerekli belgeler, anonim şirket kuruluşunun genel belgelerinin yanı sıra Bakanlık izin süreci nedeniyle talep edilebilecek özel belgeleri de kapsayabilir. Esas sözleşme, MERSİS bilgileri, ortaklara ve yönetim kurulu üyelerine ilişkin belgeler, imza belgeleri, sermayeye ilişkin belgeler ve Bakanlık başvurusunda talep edilen diğer belgeler hazırlanmalıdır. Ayni sermaye konulması veya özel izin gerektiren bir faaliyet bulunması hâlinde ayrıca ilgili belgelerin hazırlanması gerekebilir. Belgelerin güncel uygulamaya göre işlem öncesinde kontrol edilmesi önemlidir.
Şirketin neden holding olarak yapılandırılmak istendiğini ve gelecekteki iştirak planlarını değerlendiriyoruz.
Holdingin ortaklarını ve pay oranlarını şirketin uzun vadeli hedefleri doğrultusunda değerlendiriyoruz.
Holdingin mevcut ve gelecekteki yatırım ihtiyaçlarını dikkate alarak sermaye yapısının oluşturulmasına destek sağlıyoruz.
Holdingin faaliyet alanını ve iştirak planlarını karşılayacak esas sözleşme yapısının oluşturulmasına katkı sağlıyoruz.
Holding kuruluşunun tabi olduğu izin sürecinin hazırlanmasına ve yürütülmesine yönelik danışmanlık sunuyoruz.
Kuruluş bilgilerinin hazırlanması ve tescil aşamasının planlanmasına destek sağlıyoruz.
Holdingin mevcut veya gelecekteki iştirakleriyle olan ortaklık ve yönetim ilişkilerini birlikte değerlendiriyoruz.
Holding yapılanması özellikle;
için değerlendirilebilir. Ancak holding kurulması her işletme açısından zorunlu veya otomatik olarak avantajlı bir çözüm değildir. Holding yapısının şirketin gerçek ihtiyaçlarıyla uyumlu olup olmadığı kuruluş öncesinde değerlendirilmelidir.
Altaş Kurumsal Danışmanlık olarak holding kuruluşunu yalnızca yeni bir anonim şirket kurulması şeklinde değerlendirmiyoruz. Holdingin altında veya yanında oluşacak şirket yapısını, ortaklık ilişkilerini, sermaye hareketlerini, yönetim modelini ve gelecekteki kurumsallaşma ihtiyacını birlikte değerlendiriyoruz. 25 yılı aşan mesleki deneyimimiz doğrultusunda amacımız, holding yapısının şirketin bugünkü ihtiyaçlarının yanında gelecekteki büyüme, yatırım ve kuşak geçişi planlarıyla da uyumlu olmasına katkı sağlamaktır.
Altaş Kurumsal Danışmanlık Ankara merkezli olarak faaliyet göstermekte ve Türkiye genelinde holding kurmayı planlayan girişimci, aile şirketi ve şirket gruplarına danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Holdingin kuruluş amacı, ortaklık yapısı, sermayesi ve iştirak planları değerlendirilerek ihtiyaçlara uygun çalışma kapsamı oluşturulabilir.
Holding, temel olarak başka şirketlere iştirak etmek amacıyla kurulan anonim şirket yapılanmasıdır. Holding ayrı bir şirket türü değildir.
Holdingler anonim şirket şeklinde kurulduklarından anonim şirket kuruluş süreci uygulanır. Bunun yanında holding kuruluşunun Bakanlık iznine tabi olması nedeniyle ayrıca izin sürecinin tamamlanması gerekir.
Holding anonim şirket şeklinde kurulabildiğinden tek pay sahibiyle de kurulabilir.
2026 yılı itibarıyla anonim şirketler için genel asgari esas sermaye 250.000 TL’dir. Kayıtlı sermaye sistemini kabul eden halka açık olmayan anonim şirketlerde başlangıç sermayesi en az 500.000 TL’dir.
Evet. Anonim şirket şeklinde kurulan holdinglerin kuruluşu ve esas sözleşme değişiklikleri Bakanlık iznine tabidir.
Türkiye’deki holding yapılanması, başka şirketlere iştirak etmek amacıyla anonim şirket şeklinde kurulmaktadır. Bu nedenle holding kuruluşunda anonim şirket hükümleri esas alınır.
Hayır. Holding, başka şirketlere iştirak etmek amacıyla oluşturulan anonim şirket yapılanmasıdır. Şirketler topluluğu ise hâkim şirket ile bağlı şirketler arasındaki hâkimiyet ilişkisini ifade eder.
Evet. Holding şirketi tek başına kurulabilir. Ancak holding yapılanmasının temel amacı başka şirketlere iştirak etmek olduğundan, gelecekteki iştirak planının kuruluş aşamasında değerlendirilmesi önemlidir.
Evet. Holding yapılanmasının temel işlevlerinden biri başka şirketlere iştirak etmektir.
Faaliyet konusu ve ilgili özel düzenlemeler izin verdiği ölçüde holding farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere iştirak edebilir. Bazı sektörlerde ayrıca özel izin veya düzenlemeler bulunabilir.
Evet. Birden fazla şirkete sahip aile işletmelerinde holding yapılanması, ortaklık yapısının ve şirketler arasındaki ilişkilerin yeniden düzenlenmesi amacıyla değerlendirilebilir.
Evet. Holding yapısı, aile şirketlerinde pay sahipliği ve şirketler arasındaki ortaklık yapısının gelecek nesillere aktarılmasının planlanmasında kullanılabilecek modellerden biridir.
Evet. Esas sözleşme holdingin faaliyet alanını, sermaye yapısını, yönetimini ve kurumsal çerçevesini belirleyen temel belgelerden biridir.
Evet. Holding anonim şirket şeklinde kurulduğundan kuruluş işlemlerinde MERSİS kullanılır.
Evet. Bakanlık izin süreci ve diğer kuruluş işlemleri tamamlandıktan sonra şirketin ticaret siciline tescil süreci yürütülür.
Sermayenin yalnızca kanuni asgari tutara göre değil, holdingin yatırım planları, iştirak edeceği şirketler ve gelecekteki finansman ihtiyacı dikkate alınarak belirlenmesi daha sağlıklı olabilir.
Holdingin esas sözleşmesindeki faaliyet konusu ve ilgili mevzuat çerçevesinde şirketlere iştirak ve yatırım faaliyetleri yürütülebilir.
Holding yapılanmasının vergisel sonuçları, şirketlerin yapısına, iştiraklere ve gerçekleştirilecek işlemlere göre değişebilir. Bu nedenle “holding kurmak her durumda vergi avantajı sağlar” şeklinde genel bir değerlendirme yapılmamalıdır.
Hayır. Holding yapısının anlamlı olup olmadığı şirketin büyüklüğü, iştirak sayısı, yatırım planları, ortaklık yapısı ve kurumsal hedefleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Holding kuruluşunda yalnızca yeni bir şirket kurulmaz; aynı zamanda bir iştirak ve grup yapısının temeli oluşturulabilir. Bu nedenle ortaklık, sermaye, yönetim ve iştirak ilişkilerinin kuruluş öncesinde planlanması önemlidir.
Holding modelinin değerlendirilmesi, ortaklık ve sermaye yapısının planlanması, esas sözleşme süreci, Bakanlık izin süreci, MERSİS ve ticaret sicili işlemleri ile iştirak yapısının değerlendirilmesine yönelik danışmanlık sunulmaktadır.
Bize Ulaşın
Birden fazla şirketinizi tek bir üst yapı altında toplamak, yeni şirketlere iştirak etmek veya aile şirketinizin gelecekteki ortaklık yapısını planlamak amacıyla holding kurmayı düşünüyorsanız Altaş Kurumsal Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Holding kuruluşunu yalnızca yeni bir şirket kurulması olarak değil, şirketler arasındaki ortaklık, yatırım ve yönetim ilişkilerinin uzun vadeli olarak yapılandırılması olarak ele alıyoruz.
Şirketler Hukuku Rehberi 2026 sayfasına ulaşmak ve detaylı olarak incelemek için tıklayınız.

Bu hizmetimizi aşağıdaki hizmetlerimizle birlikte değerlendirerek şirketinizde bütüncül bir yapı oluşturulmasına katkı sağlayabilirsiniz:
Kurucumuz Dr. Soner Altaş, Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku, organize sanayi bölgeleri, denetim ve kurumsal yönetim alanında 25 yılı aşan uzmanlık ve deneyime sahiptir.
Kurucumuz Dr. Soner Altaş'ın akademik bilgisi ile uygulama tecrübesini bir araya getiriyoruz.
Ankara merkezli olarak tüm Türkiye'ye danışmanlık hizmeti vermekteyiz.
İhtiyacınıza özel pratik ve mevzuata uygun çözümler sunmaktayız.
Altaş Consulting Company’nin temeli, kurucusu Dr. Soner Altaş’ın güçlü akademik birikimi ve kamu deneyimine dayanmaktadır. Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku, organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve kooperatif konularında kaleme aldığı eserler ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda geçen 24 yıllık kamu görevi boyunca edindiği derin tecrübe; ACC’nin uzmanlık yaklaşımının ana kaynağını oluşturmaktadır. Bu süreçte; aile şirketleri, anonim ve limited şirketler, organize sanayi bölgeleri (OSB), teknoloji geliştirme bölgeleri (TGB), endüstri bölgeleri (EB), Ar-Ge ve tasarım merkezleri, irtibat büroları, yatırım teşvikleri, kamu sermayeli şirketler, kooperatifler ve birlikler, ticaret, sanayi ve esnaf odaları ile üst kuruluşları gibi alanlarda mevzuat, uygulama ve denetim süreçlerinde kazanılan kapsamlı bilgi ile deneyim; Altaş Consulting Company’nin hizmet ve danışmanlık anlayışına yön vermektedir.
Bugün bu güçlü arka plan, danışanlarımıza güvenilir, çözüm odaklı ve yüksek katma değerli hizmet sunmamızın temelini oluşturmaktadır.
Kurucumuz Dr. Soner Altaş’ın “Anonim Şirketler” kitabını incelediniz mi?
