Şirketler Hukuku Rehberi 2026 sayfasına ulaşmak ve detaylı olarak incelemek için tıklayınız.


Nama yazılı pay senetlerinin devrinde ciro ve teslim, pay defteri kaydı ve şirket esas sözleşmesindeki hükümler önemli rol oynar. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 490. maddesi uyarınca, kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe nama yazılı paylar devredilebilir. Hukuki işlemle yapılan devir, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle gerçekleştirilebilir. Ancak nama yazılı pay senedinin devri yalnızca senedin arkasına imza atılmasından ibaret değildir.
Payın devrinin şirket açısından sonuç doğurması, şirketin pay sahibini tanıması, pay defterine gerekli kayıtların yapılması ve varsa esas sözleşmedeki devir sınırlamalarının dikkate alınması gerekir. Bu nedenle nama pay senedi devir cirosu işlemlerinin pay senedi, esas sözleşme, pay defteri ve şirket kararları birlikte değerlendirilerek yürütülmesi önemlidir.
Nama yazılı pay senedi, belirli bir pay sahibinin adına düzenlenen ve anonim şirketteki payı temsil eden kıymetli evraktır. Senette pay sahibinin kimliğine ilişkin bilgiler ile payın niteliğini gösteren bilgiler bulunur. Nama yazılı pay senedinin devrinde, hamiline yazılı pay senedinden farklı olarak pay sahibinin kimliği ve payın devrine ilişkin kayıtlar daha belirgin şekilde takip edilir. Bu nedenle nama yazılı pay senetlerinin devrinde ciro, teslim ve şirket kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.
Nama pay senedi devir cirosu, nama yazılı pay senedinin devredilmesi amacıyla senet üzerinde yapılan ciro işlemidir. Ciro, pay senedinin devrini gösteren önemli işlemlerden biridir. Ancak ciro tek başına yeterli değildir. TTK m. 490 kapsamında nama yazılı pay senedinin hukuki işlemle devrinde ciro edilmiş senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesi de gerekir. Dolayısıyla nama yazılı pay senedi devrinde temel olarak;
birlikte değerlendirilmelidir.
Nama yazılı pay senedinin devri bakımından genel işlem sırası şu şekilde planlanabilir:
1. Pay senedi ve şirket kayıtları incelenir.
2. Esas sözleşmede pay devrine ilişkin sınırlama olup olmadığı kontrol edilir.
3. Devir sözleşmesi ve ilgili belgeler hazırlanır.
4. Nama yazılı pay senedi usulüne uygun şekilde ciro edilir.
5. Ciro edilen pay senedinin zilyetliği devralana geçirilir.
6. Şirket açısından gerekli başvuru ve belgeler sunulur.
7. Gerekli ise yönetim kurulu kararı alınır.
8. Pay defterindeki kayıtlar güncellenir.
9. Pay senedi ile şirket kayıtlarının uyumu kontrol edilir.
Her şirketin esas sözleşmesi ve pay yapısı farklı olabileceğinden işlem öncesinde somut şirketin kayıtları ayrıca incelenmelidir.
Ciro, nama yazılı pay senedinin devrini sağlayan işlemlerden biridir. Devir amacıyla yapılan ciroda senedin kime devredildiğinin ve devredenin iradesinin doğru şekilde ortaya konulması önemlidir. Ciro işleminin senedin üzerinde veya senede bağlı alonj üzerinde yapılması, imzalanması ve senet üzerindeki diğer bilgilerin şirket kayıtlarıyla uyumlu olması gerekir. Özellikle çok sayıda pay senedinin bulunduğu şirketlerde her senedin ayrı ayrı kontrol edilmesi faydalıdır.
Nama yazılı pay senedinin hukuki işlemle devrinde ciro önemli bir unsurdur. TTK m. 490 kapsamında ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesi öngörülmektedir. Bu nedenle yalnızca taraflar arasında yapılan sözlü anlaşmaya veya senetsiz bir belgeye dayanarak senede bağlanmış nama yazılı payın devrinin tamamlandığı düşünülmemelidir.
Evet. Nama yazılı pay senedinin hukuki işlemle devrinde ciro edilmiş senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesi gerekir. Bu nedenle yalnızca senedin ciro edilmesi yeterli değildir. Ciro edilen senedin devralana teslim edilmesi ve zilyetliğinin geçirilmesi de işlem kapsamında değerlendirilmelidir.
Pay defteri, anonim şirketlerde pay sahipliği yapısının takip edilmesi açısından önemli bir şirket kaydıdır. Nama yazılı payların devrinden sonra şirket açısından pay sahibinin kim olduğu ve payın kime ait olduğu konusunda pay defteri kayıtları önem taşır. Bu nedenle devir işlemi sonrasında pay defterinin güncellenmesi gerekir. Ancak pay defterine kayıt ile taraflar arasındaki devir işleminin geçerliliği birbirinden ayrılmalıdır. Pay defteri kaydının özellikle şirket açısından pay sahibinin tanınması ve pay sahipliği haklarının kullanılması bakımından önemi bulunmaktadır.
Bu konuda dikkatli olunmalıdır. Nama yazılı payın devrinin taraflar arasındaki geçerliliği ile devrin şirkete karşı ileri sürülebilmesi aynı konu değildir. Bu nedenle “pay defterine kayıt yapılmadığı için pay devri kesin olarak geçersizdir” şeklinde genel bir ifade kullanılması doğru değildir. Pay defteri kaydı, özellikle şirketin yeni pay sahibini tanıması ve pay sahipliği haklarının şirket nezdinde kullanılabilmesi bakımından önem taşır.
Her nama yazılı pay devrinde otomatik olarak yönetim kurulu onayı gerektiği söylenemez. Öncelikle şirketin esas sözleşmesi ve TTK’daki ilgili hükümler incelenmelidir. Kanunda veya esas sözleşmede öngörülen koşullar varsa şirketin devri kabul etme veya pay sahibini tanıma bakımından belirli yetkileri ve işlemleri gündeme gelebilir. Bu nedenle devir işleminden önce esas sözleşmenin kontrol edilmesi önemlidir.
Nama yazılı pay devrinde yönetim kurulu kararının gerekip gerekmediği, şirketin esas sözleşmesine ve işlemin niteliğine göre değerlendirilmelidir. Esas sözleşmede belirli durumlarda pay devrinin şirket tarafından kabulüne ilişkin düzenlemeler bulunabilir. Bu nedenle her nama pay devrinde otomatik olarak yönetim kurulu kararı alınması gerektiği söylenmemelidir. Bununla birlikte şirket kayıtlarının düzenlenmesi ve pay defterine kayıt işlemleri bakımından yönetim kurulunun görev ve yetkileri ayrıca incelenmelidir.
Nama yazılı payların devrinde şirket esas sözleşmesinin mutlaka incelenmesi gerekir. Çünkü esas sözleşmede kanunun izin verdiği ölçüde pay devirlerini sınırlandıran hükümler bulunabilir. Örneğin;
gibi düzenlemeler söz konusu olabilir. Bu hükümler bulunuyorsa pay devri yalnızca ciro ve teslim işlemleri üzerinden değerlendirilmemelidir.
Nama yazılı payların devri kural olarak mümkün olmakla birlikte kanunda veya esas sözleşmede öngörülen sınırlamalar bulunabilir. Özellikle şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı veya şirketin kontrolünün korunması bakımından bazı pay devirlerine sınırlamalar getirilebilir. Bu nedenle devir işleminden önce esas sözleşmenin ilgili maddeleri incelenmelidir.
Esas sözleşmede veya ilgili hukuki düzenlemelerde öngörülen şartlar çerçevesinde önalım hakkı gündeme gelebilir. Önalım hakkının bulunduğu bir şirket yapısında nama yazılı payın üçüncü kişiye devrinden önce bu hakkın kullanılıp kullanılmayacağının değerlendirilmesi gerekir.
Nama yazılı payların devrinin şirket tarafından reddedilip reddedilemeyeceği, TTK ve esas sözleşme hükümlerine göre değerlendirilir. Şirketin devir konusunda sahip olduğu yetkinin kapsamı, payların türü, şirketin halka açık olup olmadığı ve esas sözleşmedeki düzenlemeler önem taşır. Bu nedenle her ret işleminin aynı hukuki sonuca sahip olduğu düşünülmemelidir.
Pay senedine bağlı nama yazılı payların devrinde taraflar arasında ayrıca pay devir sözleşmesi düzenlenmesi uygulamada faydalı olabilir. Sözleşmede;
gibi bilgilerin açıkça belirtilmesi mümkündür. Ancak sözleşmenin bulunması, nama yazılı pay senedinin devri için TTK’nın öngördüğü ciro ve teslim unsurlarının yerine geçtiği anlamına gelmez.
Uygulamada devir cirosunun senet üzerinde açık ve anlaşılır şekilde düzenlenmesi gerekir. Örneğin devir iradesini gösteren; “İşbu pay senedinden doğan haklarımın tamamını …’a devrettim.” şeklindeki bir ifade ve devredenin imzası kullanılabilir. Ancak gerçek bir devir işleminde kullanılacak ciro metni, şirketin pay yapısı ve somut işlemin özelliklerine göre hazırlanmalıdır.
Beyaz ciro, ciro edilen kişinin açıkça belirtilmediği ciro türüdür. Nama yazılı pay senetlerinde ciro şeklinin ve devrin sonuçlarının değerlendirilmesi, senedin niteliği ve uygulanacak kıymetli evrak hükümleri bakımından dikkat gerektirir. Şirket kayıtları açısından ise devralanın kimliğinin ve pay sahipliğinin doğru şekilde belirlenmesi önemlidir. Bu nedenle özellikle şirket kayıtlarında sorun yaşanmaması için devir belgelerinin açık ve düzenli tutulması faydalıdır.
Ciro işleminin geçerli ve ispatlanabilir olması açısından ciro eden kişinin imzası önemlidir. İmzanın pay sahibi veya yetkili temsilci tarafından atılması ve temsil yetkisinin gerektiğinde belgelenmesi gerekir. Tüzel kişi pay sahiplerinde ise şirket adına imza atan kişilerin temsil yetkileri ayrıca kontrol edilmelidir.
Pay sahibi adına bir vekilin işlem yapması halinde vekâletnamenin kapsamı ve vekilin temsil yetkisi incelenmelidir. Özellikle pay devri gibi şirket ortaklığını etkileyen işlemlerde vekâletnamenin pay devrini kapsayıp kapsamadığı kontrol edilmelidir.
Devir işleminin tamamlanması ve şirket açısından gerekli kayıtların yapılması sonucunda payın yeni sahibi değişebilir. Şirket kayıtlarında;
gibi bilgilerin doğru şekilde izlenmesi önemlidir.
Pay senedi numarası, şirketin fiziki pay senetlerini takip etmesi bakımından önemlidir. Devir sırasında;
bilgilerinin birbirleriyle uyumlu olması gerekir. Birden fazla pay senedi devrediliyorsa her senedin ayrıca kontrol edilmesi faydalıdır.
Pay senedinin ait olduğu tertip, devir işleminde göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle farklı tertiplerde veya farklı pay gruplarında payları bulunan şirketlerde, hangi senedin hangi payı temsil ettiği açık şekilde belirlenmelidir.
İmtiyazlı nama yazılı payların devrinde yalnızca payın miktarı değil, paya bağlı özel haklar da değerlendirilmelidir. Örneğin pay;
gibi özel haklar taşıyorsa, devir sonrasında bu hakların durumunun ayrıca incelenmesi gerekir.
A ve B gibi farklı pay gruplarının bulunduğu anonim şirketlerde devir sırasında pay grubunun doğru belirlenmesi önemlidir. Örneğin A grubu paylara yönetim kurulunda temsil imtiyazı verilmişse, A grubu payın devri şirketin yönetim yapısını da etkileyebilir. Bu nedenle pay gruplarına ilişkin esas sözleşme hükümleri mutlaka incelenmelidir.
Nama yazılı ve hamiline yazılı pay senetlerinin devir yöntemleri aynı değildir. Nama yazılı pay senedinde ciro ve teslim mekanizması önem taşırken, hamiline yazılı paylarda farklı devir ve bildirim kuralları uygulanır. Özellikle hamiline yazılı paylarda MKK nezdindeki kayıt ve bildirim sistemi ayrıca dikkate alınmalıdır. Bu nedenle şirketin pay senetlerinin türü belirlenmeden devir prosedürüne başlanmamalıdır.
Nama yazılı pay senetleri bakımından MKK uygulamasının, hamiline yazılı paylardaki kayıt sisteminden farklı olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle nama yazılı pay devrinde MKK ile ilgili kuralların otomatik olarak hamiline paylarda olduğu şekilde uygulanması doğru değildir.
Nama yazılı pay devrinde pay defterinin doğru tutulması, şirketin ortaklık yapısının sağlıklı şekilde takip edilmesi bakımından önemlidir. Pay defteri kayıtlarında;
gibi bilgilerin şirketin mevcut kayıtlarıyla uyumlu şekilde takip edilmesi gerekir.
Uygulamada;
gibi hatalarla karşılaşılabilir.
Devir işleminden önce şu hususlar kontrol edilmelidir:
Altaş Kurumsal Danışmanlık olarak nama yazılı pay senetlerinin devrine ilişkin süreçlerde şirketlere ve pay sahiplerine danışmanlık sunuyoruz. Hizmet kapsamında;
konularında danışmanlık sağlıyoruz. Mahkeme, dava ve avukatlık hizmetleri ise ilgili avukatlar tarafından yürütülmelidir.
Özetle;
Nama yazılı pay senetlerinin devrinde ciro ve teslim, işlemin temel unsurları arasında yer alır. Ancak devir işleminin şirket açısından sonuçları değerlendirilirken yalnızca pay senedine bakılması yeterli değildir. Esas sözleşme, pay senedi, pay defteri, pay grubu, imtiyazlar ve şirketin devir işlemi karşısındaki konumu birlikte incelenmelidir. Özellikle esas sözleşmede pay devrine ilişkin sınırlamalar bulunan anonim şirketlerde, ciro ve teslim işlemlerinin yanında bu sınırlamalara uyulup uyulmadığının da kontrol edilmesi gerekir.
Devir sonrasında pay defteri kayıtlarının güncellenmesi, şirketin pay sahipliği yapısının doğru şekilde takip edilmesi ve pay senedi bilgilerinin şirket kayıtlarıyla uyumlu hale getirilmesi önemlidir. Altaş Kurumsal Danışmanlık olarak nama yazılı pay senedi devirleri, devir cirosu, pay defteri kayıtları, pay grupları, imtiyazlı payların devri ve pay senedi işlemlerinin şirket kayıtlarıyla uyumlu şekilde yürütülmesine yönelik danışmanlık sunuyoruz.
Nama yazılı pay senedinin devredilmesi amacıyla senet üzerinde yapılan devir cirosudur. Ciro edilen senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesi de devir sürecinin bir unsurudur.
Genel olarak pay senedinin usulüne uygun şekilde ciro edilmesi ve ciro edilen senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesi gerekir. Ayrıca esas sözleşme ve şirket kayıtları incelenmelidir.
Nama yazılı pay senedinin hukuki işlemle devrinde TTK m. 490 kapsamında ciro ve senet zilyetliğinin devralana geçirilmesi esas alınır.
Evet. Ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesi gerekir.
Pay defteri kaydı özellikle şirket açısından yeni pay sahibinin tanınması ve pay sahipliği haklarının şirket nezdinde kullanılması bakımından önemlidir.
Taraflar arasındaki devir işleminin geçerliliği ile şirket nezdindeki pay sahipliği durumunu birbirinden ayırmak gerekir. Bu nedenle yalnızca pay defterine kayıt yapılmadığı için her durumda devrin geçersiz olduğu söylenemez.
Her durumda zorunlu olduğu söylenemez. Şirketin esas sözleşmesi ve uygulanacak kanuni hükümler incelenerek karar gerekip gerekmediği belirlenmelidir.
Her devir için otomatik olarak şirket onayı aranmaz. Ancak esas sözleşme veya kanun kapsamında şirketin onayının önem taşıdığı durumlar bulunabilir.
Esas sözleşmede pay devrini sınırlayan veya belirli koşullara bağlayan hükümler bulunabilir. Bu hükümler ciro ve teslim işlemlerine ek olarak dikkate alınmalıdır.
Evet. Şirketin esas sözleşmesinde veya ilgili hukuki düzenlemelerde öngörülen şartlar çerçevesinde önalım hakkı gündeme gelebilir.
Ciro, devredenin devir iradesini açıkça ortaya koymalı ve yetkili kişi tarafından imzalanmalıdır. Somut işlem için kullanılacak ciro metninin şirketin pay yapısına göre hazırlanması daha güvenlidir.
Cironun şekli ve sonuçları senedin niteliği ile uygulanacak kıymetli evrak hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Şirket kayıtlarında devralanın açık şekilde belirlenmesi ayrıca önemlidir.
Uygun ve yeterli temsil yetkisi bulunması halinde vekil işlem yapabilir. Vekâletnamenin pay devrini kapsayıp kapsamadığı kontrol edilmelidir.
Tüzel kişi adına şirketi temsil yetkisine sahip kişiler işlem yapmalıdır. Temsil yetkisinin güncel belgelerle kontrol edilmesi gerekir.
İmtiyazın paya mı yoksa belirli niteliklere sahip pay sahiplerine mi tanındığına göre değerlendirme yapılmalıdır. Esas sözleşme mutlaka incelenmelidir.
A grubu payların sahip olduğu özel haklar ve varsa yönetim kurulunda temsil veya oy imtiyazları incelenmelidir. Devir sonrasında bu hakların durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Evet. Şirket kayıtlarının doğru tutulması ve devredilen senedin belirlenmesi bakımından pay senedi numarası önemlidir.
Pay sahibinin kimliği, pay miktarı, itibari değer, pay grubu, edinme ve devir bilgileri ile şirketin pay defterinde tutulması gereken diğer bilgiler kaydedilir.
Mevcut pay senedi geçerli şekilde devredilmişse her durumda yeni bir senet basılması gerekmez. Ancak pay senedinin değiştirilmesi veya yeni senet düzenlenmesini gerektiren özel durumlar varsa ayrıca işlem yapılabilir.
Devir işlemi gerçekleştirilmiş olan mevcut pay senedi, şirketin pay kayıtlarıyla birlikte izlenir. Senedin üzerindeki devir kayıtlarının ve şirket kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olması önemlidir.
Nama yazılı pay senetlerinin devri ile hamiline yazılı paylara ilişkin MKK kayıt sistemi birbirinden farklıdır. Somut pay türüne göre MKK bakımından herhangi bir yükümlülük bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Her nama yazılı pay senedi devrinin noter huzurunda yapılması gerektiği şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır. Ancak işlemin niteliğine ve şirketin yapısına göre ayrıca belge veya şekil şartları gündeme gelebilir.
Pay devrinin vergisel sonuçları; payın niteliği, devredenin ve devralanın durumu, payların edinim şekli ve elde tutma süresi gibi unsurlara göre değişebilir. Vergisel değerlendirme ayrıca yapılmalıdır.
Evet. Pay senedinin, esas sözleşmenin, pay defterinin ve devir işleminin birlikte değerlendirilmesi konusunda danışmanlık alınabilir.
Şirketler Hukuku Rehberi 2026 sayfasına ulaşmak ve detaylı olarak incelemek için tıklayınız.

Bu hizmetimizi aşağıdaki hizmetlerimizle birlikte değerlendirerek şirketinizde bütüncül bir yapı oluşturulmasına katkı sağlayabilirsiniz:
Kurucumuz Dr. Soner Altaş, Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku, organize sanayi bölgeleri, denetim ve kurumsal yönetim alanında 25 yılı aşan uzmanlık ve deneyime sahiptir.
Kurucumuz Dr. Soner Altaş'ın akademik bilgisi ile uygulama tecrübesini bir araya getiriyoruz.
Ankara merkezli olarak tüm Türkiye'ye danışmanlık hizmeti vermekteyiz.
İhtiyacınıza özel pratik ve mevzuata uygun çözümler sunmaktayız.
Altaş Consulting Company’nin temeli, kurucusu Dr. Soner Altaş’ın güçlü akademik birikimi ve kamu deneyimine dayanmaktadır. Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku, organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve kooperatif konularında kaleme aldığı eserler ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda geçen 24 yıllık kamu görevi boyunca edindiği derin tecrübe; ACC’nin uzmanlık yaklaşımının ana kaynağını oluşturmaktadır.
Bu süreçte; aile şirketleri, anonim ve limited şirketler, organize sanayi bölgeleri (OSB), teknoloji geliştirme bölgeleri (TGB), endüstri bölgeleri (EB), Ar-Ge ve tasarım merkezleri, irtibat büroları, yatırım teşvikleri, kamu sermayeli şirketler, kooperatifler ve birlikler, ticaret, sanayi ve esnaf odaları ile üst kuruluşları gibi alanlarda mevzuat, uygulama ve denetim süreçlerinde kazanılan kapsamlı bilgi ile deneyim; Altaş Consulting Company’nin hizmet ve danışmanlık anlayışına yön vermektedir. Bugün bu güçlü arka plan, danışanlarımıza güvenilir, çözüm odaklı ve yüksek katma değerli hizmet sunmamızın temelini oluşturmaktadır.
Kurucumuz Dr. Soner Altaş’ın “Pay Defteri” kitabını incelediniz mi?
