Şirketler Hukuku Rehberi 2026 sayfasına ulaşmak ve detaylı olarak incelemek için tıklayınız.


Hisse senedinin kaybolması, çalınması veya kullanılamayacak şekilde zarar görmesi halinde, pay sahibinin elindeki pay senedinin temsil ettiği hakların korunması için senedin iptali gündeme gelebilir. Uygulamada “hisse senedi iptal davası” olarak adlandırılan bu süreç, esas olarak pay senedinin zayi olması nedeniyle iptal edilmesine ilişkindir. Burada önemli bir ayrım bulunmaktadır: Hisse senedinin iptali, payın veya ortaklık hakkının iptal edilmesi anlamına gelmez.
Mahkeme tarafından iptal edilen şey, zayi olmuş pay senedidir. Pay sahibinin şirketteki pay sahipliği hakkı ise ayrıca devam eder. Bu nedenle pay senedinin zayi olması halinde doğru hukuki ve şirket içi işlemlerin birlikte yürütülmesi gerekir.
Hisse senedi iptal davası, kaybolan, çalınan veya çeşitli nedenlerle zayi olan pay senedinin hükümsüz hale getirilmesi amacıyla açılan dava olarak tanımlanabilir. Nama veya hamiline yazılı pay senedinin zayi olması halinde, senedin temsil ettiği hakkın korunması amacıyla iptal prosedürünün uygulanması gündeme gelebilir. Buradaki amaç, kaybolan senedin üçüncü kişiler tarafından kullanılması veya senede dayanılarak hak ileri sürülmesi riskini azaltmaktır.
Pay senedinin kaybolması, pay sahibinin şirketteki ortaklık hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Örneğin bir anonim şirket ortağına ait nama yazılı pay senedi kaybolmuşsa, bu durum ortağın şirketteki payının da kaybolduğu anlamına gelmez. Kaybolan şey, payı temsil eden belgedir. Bu nedenle pay senedinin zayi olması ile pay sahipliğinin sona ermesi birbirinden tamamen farklıdır.
Pay senedinin zayi olması halinde, somut olayın şartlarına göre senedin iptali için mahkemeye başvurulması gündeme gelebilir. Özellikle senedin bulunmasının mümkün olmadığı ve senede bağlı hakların kullanılmasının sorun oluşturduğu durumlarda iptal prosedürü önem kazanır. Ancak her kayıp olayında otomatik olarak aynı dava prosedürünün uygulanacağı söylenemez. Öncelikle senedin niteliği, payın türü ve senedin gerçekten zayi olup olmadığı belirlenmelidir.
Zayi olma, senedin sahibinin iradesi dışında veya senedin kullanılmasını engelleyecek şekilde ortadan kaybolması durumlarını ifade eder. Örneğin;
gibi durumlar zayi kavramı kapsamında değerlendirilebilir. Her olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir.
Uygulamada çoğu zaman aynı anlamda kullanılır. Ancak “kaybolma” günlük dilde kullanılan daha geniş bir ifadedir. Hukuki açıdan önemli olan, senedin sahibinin elinden çıkmış olması ve senedin temsil ettiği hakkın kullanılmasını etkileyen bir durumun ortaya çıkmasıdır.
Hayır. Bu ayrım özellikle önemlidir:
Hisse senedinin iptal edilmesi, şirket sermayesindeki payın veya ortaklık sıfatının kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez.
Senedin iptali konusunda görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, senedin türüne, somut uyuşmazlığa ve uygulanacak usul hükümlerine göre değerlendirilmelidir. Bu nedenle dava açılmadan önce somut olayın özelliklerine göre görev ve yetki kurallarının ayrıca incelenmesi gerekir. Dava süreci avukatlar tarafından yürütülmelidir.
Yetkili mahkemenin belirlenmesinde;
gibi hususlar önem taşıyabilir. Bu nedenle genel bir adres verilerek her olay için aynı mahkemenin yetkili olduğu söylenmemelidir.
Zayi olan pay senedinin iptali için izlenecek süreç genel olarak;
şeklinde ilerleyebilir. Ancak somut olayın niteliğine göre süreç değişebilir.
Kaybolan pay senedinin mümkün olduğunca ayrıntılı şekilde tanımlanması önemlidir. Örneğin;
gibi bilgiler önem taşıyabilir.
Pay senedi numarasının bilinmemesi, senedin iptalinin her durumda mümkün olmadığı anlamına gelmez. Ancak senedin mümkün olduğunca belirlenebilir olması önemlidir. Bu nedenle şirketin;
gibi belgeleri incelenebilir. Özellikle şirketin pay senedi kayıtları, kaybolan senedin belirlenmesi bakımından önemli olabilir.
Pay defteri, anonim şirketin pay sahipliği yapısının takip edilmesinde önemli şirket kayıtlarından biridir. Kaybolan pay senedinin hangi pay sahibine ait olduğunun belirlenmesinde pay defteri kayıtları önemli bir kaynak olabilir. Örneğin;
gibi kayıtlar incelenebilir. Bu nedenle hisse senedi zayi olduğunda pay defterinin güncel olması büyük önem taşır.
Şirketin elindeki kayıtlar, zayi olan pay senedinin belirlenmesine yardımcı olabilir. Özellikle;
incelenebilir. Bu kayıtların birbirleriyle uyumlu olması önemlidir.
Mahkeme sürecinde zayi olan senedin mümkün olduğunca açık şekilde belirlenmesi önem taşır. Bu nedenle senedin;
gibi bilgilerinin tespit edilmesi faydalıdır. Bu bilgiler bulunamıyorsa şirket kayıtlarından araştırma yapılabilir.
Nama yazılı pay senedinin kaybolması halinde öncelikle şirket kayıtları kontrol edilmelidir. Pay senedinin;
tespit edilmelidir. Daha sonra somut olay bakımından gerekli hukuki prosedür değerlendirilmelidir.
Hamiline yazılı pay senedinin zayi olması halinde senedin niteliği nedeniyle farklı hususlar gündeme gelebilir. Hamiline yazılı paylarda MKK kayıt sistemi de dikkate alınmalıdır. Bu nedenle hamiline pay senedinin kaybolması halinde yalnızca şirketin fiziki kayıtlarına bakılması yeterli olmayabilir.
Hamiline yazılı paylarda MKK kayıtları özellikle önemlidir. Hamiline yazılı pay senetlerinin kayıt sistemi nama yazılı paylardan farklı olduğundan, zayi sürecinde ilgili MKK kayıtlarının da değerlendirilmesi gerekebilir.
Mahkeme tarafından senedin iptaline karar verilmesinin ardından pay sahibinin şirketteki pay hakkı devam eder. Bu aşamadan sonra, somut olayın özelliklerine göre yeni pay senedinin düzenlenmesi veya pay sahipliği hakkının başka şekilde belgelendirilmesi gündeme gelebilir. Yeni senedin düzenlenmesi sırasında şirket kayıtları ve mahkeme kararı esas alınmalıdır.
Hayır. Mahkeme kararıyla iptal edilen senet artık geçerli bir pay senedi olarak kullanılamaz. Bu nedenle senedin sonradan bulunması halinde de eski senedin yeniden kullanılması mümkün değildir.
İptal süreci tamamlandıktan sonra eski senedin bulunması halinde senedin hukuki durumu ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle mahkeme tarafından iptal kararı verilmişse eski senedin tekrar kullanılması mümkün değildir. Bu nedenle bulunan eski senedin şirkete teslim edilmesi ve şirket kayıtlarının buna göre değerlendirilmesi önemlidir.
Zayi olan pay senedinin iptalinden sonra yeni pay senedi düzenlenmesi gündeme gelebilir. Yeni senet hazırlanırken;
gibi bilgiler şirket kayıtları ve mahkeme kararıyla uyumlu olmalıdır.
Yeni senet basılırken eski senedin iptal edilmiş olduğu dikkate alınmalıdır. Yeni senet numarasının şirketin senet kayıtlarıyla uyumlu şekilde belirlenmesi gerekir. Ayrıca pay defteri ile yeni pay senedinin bilgileri arasında uyum sağlanmalıdır.
Hisse senedinin zayi olması nedeniyle iptal sürecinin tamamlanması, pay senedi basım sürecinden farklıdır.
Bu nedenle hisse senedi iptal davası ile pay senedi basımı aynı işlem değildir.
İptal sürecinden sonra pay defterindeki kayıtların mahkeme kararı ve mevcut şirket kayıtlarıyla uyumlu olması gerekir. Pay sahibinin pay miktarı değişmediği sürece, senedin iptal edilmesi tek başına pay defterindeki pay miktarının değiştirilmesini gerektirmez. Bu nedenle pay senedinin iptali ile pay sahipliği kaydının iptali birbirinden ayrılmalıdır.
Hayır. Pay senedinin iptal edilmesi ortaklık sıfatını sona erdirmez. İptal edilen belge, payı temsil eden senettir. Pay sahibinin şirketteki ortaklık hakkı ayrıca devam eder.
Bu iki kavramın karıştırılmaması gerekir.
Bir pay senedinin iptal edilmesi, şirket sermayesinin veya pay sahibinin sermaye içindeki oranının kendiliğinden değişmesi sonucunu doğurmaz.
Kaybolan pay senedi imtiyazlı bir payı temsil ediyorsa, yeni senedin düzenlenmesinde payın imtiyazlarının doğru şekilde korunması gerekir. Örneğin pay;
taşıyorsa, yeni senette ve şirket kayıtlarında bu payın niteliğinin doğru şekilde belirlenmesi önemlidir.
A grubu pay senedinin kaybolması halinde yalnızca pay miktarının belirlenmesi yeterli değildir. A grubu paylara tanınan özel haklar da incelenmelidir. Örneğin A grubu paylara yönetim kurulunda temsil hakkı tanınmışsa, yeni pay senedinin bu niteliği doğru şekilde yansıtması gerekir.
Kaybolduğu ileri sürülen pay senedinin daha önce devredilip devredilmediği de kontrol edilmelidir. Bu nedenle;
incelenebilir. Özellikle nama yazılı paylarda geçmiş devirlerin doğru şekilde belirlenmesi önem taşır.
Zayi olduğu bildirilen pay senedi üzerinde haciz, rehin veya başka bir sınırlama bulunuyorsa durum daha dikkatli incelenmelidir. Şirket kayıtlarında bulunan haciz veya rehin bilgileri dikkate alınmadan yeni pay senedi düzenlenmesi doğru olmayabilir. Bu nedenle yeni senet düzenlenmeden önce pay üzerindeki ayni veya şahsi hakların ve icra kayıtlarının kontrol edilmesi gerekir.
Pay senedi üzerinde rehin bulunması halinde senedin zayi olması, pay üzerindeki rehin hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yeni senet düzenlenmesi sırasında mevcut rehin kaydı ve ilgili belgeler dikkate alınmalıdır.
Hisse senedi iptal süreci esas olarak yargısal bir süreç olmakla birlikte şirket kayıtları önemli bir bilgi kaynağıdır. Şirket;
gibi bilgilerin belirlenmesinde yardımcı olabilir. Ancak şirketin görev ve sorumluluğu, somut olayın niteliğine ve mahkemenin taleplerine göre değişebilir.
Davanın ne kadar sürede sonuçlanacağı;
göre değişebilir. Bu nedenle her dava için kesin bir süre vermek doğru değildir.
Dava sürecinde;
gündeme gelebilir. Güncel dava ve yargılama giderleri için dava tarihinde geçerli tarifelerin dikkate alınması gerekir.
Zayi olan senedin iptaline ilişkin süreçte mahkeme tarafından ilgili kişilerin senedi ibraz etmelerine yönelik ilan ve diğer usuli işlemler gündeme gelebilir. İlan prosedürünün amacı, senedi elinde bulunduran kişinin ortaya çıkmasını ve mahkemenin senedin gerçekten zayi olup olmadığını değerlendirmesini sağlamaktır. Uygulanacak ilan yöntemi ve süreleri mahkemenin kararına ve ilgili mevzuata göre belirlenir.
Kaybolduğu bildirilen senedi başka bir kişinin elinde bulundurması halinde mahkeme tarafından ilan ve ibraz süreçleri uygulanabilir. Senedin mahkemeye sunulması halinde iptal prosedürünün seyri değişebilir. Bu nedenle zayi olduğu ileri sürülen senedin gerçekten kaybolup kaybolmadığının ortaya çıkarılması önemlidir.
Zayi edilen kıymetli evrakın üçüncü kişiler tarafından kullanılması riski nedeniyle iptal prosedürü önem taşır. Bu nedenle senedin zayi olduğunun gerçekten ortaya konulması ve senedin daha sonra bulunması halinde şirket ile ilgili tarafların gerekli işlemleri yapması gerekir.
Uygulamada;
gibi hatalarla karşılaşılabilir.
Pay senedinin zayi olması halinde;
soruları cevaplandırılmalıdır.
Altaş Kurumsal Danışmanlık olarak pay senetlerinin zayi olması sonrasında şirket kayıtlarının incelenmesi ve yeni pay senedi düzenleme sürecine yönelik danışmanlık sağlıyoruz. Hizmet kapsamında;
Dava açılması, dava takibi ve avukatlık hizmetleri ise ilgili avukatlar tarafından yürütülmelidir.
Özetle;
Hisse senedinin kaybolması, ortaklık hakkının kaybedildiği anlamına gelmez. Zayi olan pay senedinin iptali ile payın kendisinin iptali birbirinden tamamen farklıdır. Hisse senedinin kaybolması halinde öncelikle senedin;
- hangi şirkete ait olduğu
- hangi pay sahibine ait olduğu
- hangi pay grubunda bulunduğu
- kaç payı temsil ettiği
- hangi tertip ve numarayı taşıdığı
belirlenmelidir. Bu bilgiler başta pay defteri olmak üzere şirketin pay senedi kayıtları ve diğer şirket belgelerinden tespit edilebilir.
Senedin zayi olduğunun belirlenmesinden sonra uygulanacak yargısal süreç, senedin türüne ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Mahkeme tarafından senedin iptaline karar verilmesinden sonra ise pay sahibinin ortaklık hakkı devam eder. Gerekli olması halinde şirket tarafından yeni pay senedi düzenlenebilir. Yeni pay senedi hazırlanırken eski senedin iptal edilmiş olduğu, payın niteliği, varsa imtiyazlar, pay grubu, tertip ve şirket kayıtları dikkate alınmalıdır. Altaş Kurumsal Danışmanlık olarak zayi olan pay senetlerinin şirket kayıtlarının incelenmesi, pay defteri kontrolü, pay senedi bilgilerinin belirlenmesi ve mahkeme kararından sonra yeni pay senedi hazırlanması süreçlerinde danışmanlık sunuyoruz. Dava açılması ve dava takibi ise ilgili avukatlar tarafından yürütülmelidir.
Hisse senedinin kaybolması, çalınması veya zayi olması halinde senedin hükümsüz hale getirilmesi amacıyla yürütülen yargısal süreçtir.
Hayır. Pay senedinin kaybolması ortaklık hakkını kendiliğinden sona erdirmez.
Hayır. Senedin iptali ile payın iptali farklıdır. Senet iptal edildiğinde esas olarak zayi olan belge hükümsüz hale gelir.
Senedin bilgileri ve şirket kayıtları incelenerek zayi durumuna uygun hukuki süreç değerlendirilmelidir.
Senedin niteliği ve MKK kayıtları dikkate alınarak uygulanacak prosedür belirlenmelidir.
Senedin zayi olması nedeniyle hak sahibi olan kişinin dava açma hakkı somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Görevli ve yetkili mahkeme somut olayın niteliğine ve uygulanacak usul hükümlerine göre belirlenmelidir.
Davanın süresi mahkemenin iş yüküne, ilan süreçlerine ve dosyanın özelliklerine göre değişebilir.
Harç, tebligat, ilan, vekâlet ücreti ve diğer yargılama giderleri gündeme gelebilir.
Zayi olan senedin ibraz edilmesini sağlamak amacıyla mahkeme tarafından ilan ve diğer usuli işlemler uygulanabilir.
Senedin mümkün olduğunca belirlenebilir olması gerekir. Senet bilgileri şirket kayıtlarından araştırılabilir.
Kaybolan senedin hangi pay sahibine ait olduğunu ve hangi payı temsil ettiğini belirlemeye yardımcı olabilir.
Somut olayın koşullarına göre yeni pay senedi düzenlenmesi gündeme gelebilir.
Hayır. Mahkeme tarafından iptal edilen senedin yeniden geçerli bir pay senedi olarak kullanılması mümkün değildir.
Yeni senedin numaralandırılması şirketin senet kayıtları ve uygulanacak prosedür dikkate alınarak belirlenmelidir. Eski iptal edilmiş senedin numarasının aynen kullanılacağı varsayılmamalıdır.
Pay senedinin iptali tek başına pay sahipliğini değiştirmez. Ancak şirket kayıtlarının yeni senetle uyumlu hale getirilmesi gerekebilir.
Senedin zayi olması halinde imtiyazın kendisi ortadan kalkmaz. Yeni senet düzenlenmesi gerekiyorsa payın sahip olduğu imtiyazların doğru şekilde korunması gerekir.
A grubu payın sahip olduğu özel haklar ve pay grubu bilgileri şirket kayıtlarından belirlenmeli ve yeni senet düzenlenecekse bu bilgiler doğru şekilde aktarılmalıdır.
Mevcut haciz kaydı dikkate alınmalıdır. Yeni senet düzenlenmeden önce pay üzerindeki haciz ve diğer sınırlamalar kontrol edilmelidir.
Pay üzerindeki rehin hakkı senedin kaybolması nedeniyle kendiliğinden sona ermez. Yeni senet düzenlenirken rehin kaydı dikkate alınmalıdır.
Hayır. İptal yargısal bir süreçtir; pay senedi basımı ise şirket tarafından gerçekleştirilen ayrı bir işlemdir.
Şirket, pay sahibi, pay miktarı, senet numarası, pay grubu ve diğer şirket kayıtlarının belirlenmesinde bilgi ve belge sağlayabilir.
Dava sürecinin hukuki niteliği nedeniyle avukat desteği alınması uygun olabilir. Dava ve yargılama işlemleri avukatlar tarafından yürütülür.
Mahkeme kararı ve şirket kayıtları esas alınarak payın sahibi, grubu, tertibi, pay miktarı ve diğer gerekli bilgiler kontrol edilir ve yeni senet hazırlanır.
Evet. Şirket kayıtlarının incelenmesi, pay senedi bilgilerinin tespiti, pay defteri kontrolü ve mahkeme kararından sonra yeni pay senedinin hazırlanması konularında danışmanlık alınabilir.
Şirketler Hukuku Rehberi 2026 sayfasına ulaşmak ve detaylı olarak incelemek için tıklayınız.

Hamiline Yazılı Pay Senedi Basımı Rehberi Rehberi 2026 sayfasına ulaşmak ve detaylı olarak incelemek için tıklayınız.

Nama Yazılı Pay Senedi Basımı Rehberi Rehberi 2026 sayfasına ulaşmak ve detaylı olarak incelemek için tıklayınız.

Bu hizmetimizi aşağıdaki hizmetlerimizle birlikte değerlendirerek şirketinizde bütüncül bir yapı oluşturulmasına katkı sağlayabilirsiniz:
Kurucumuz Dr. Soner Altaş, Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku, organize sanayi bölgeleri, denetim ve kurumsal yönetim alanında 25 yılı aşan uzmanlık ve deneyime sahiptir.
Kurucumuz Dr. Soner Altaş'ın akademik bilgisi ile uygulama tecrübesini bir araya getiriyoruz.
Ankara merkezli olarak tüm Türkiye'ye danışmanlık hizmeti vermekteyiz.
İhtiyacınıza özel pratik ve mevzuata uygun çözümler sunmaktayız.
Altaş Consulting Company’nin temeli, kurucusu Dr. Soner Altaş’ın güçlü akademik birikimi ve kamu deneyimine dayanmaktadır. Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku, organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve kooperatif konularında kaleme aldığı eserler ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda geçen 24 yıllık kamu görevi boyunca edindiği derin tecrübe; ACC’nin uzmanlık yaklaşımının ana kaynağını oluşturmaktadır.
Bu süreçte; aile şirketleri, anonim ve limited şirketler, organize sanayi bölgeleri (OSB), teknoloji geliştirme bölgeleri (TGB), endüstri bölgeleri (EB), Ar-Ge ve tasarım merkezleri, irtibat büroları, yatırım teşvikleri, kamu sermayeli şirketler, kooperatifler ve birlikler, ticaret, sanayi ve esnaf odaları ile üst kuruluşları gibi alanlarda mevzuat, uygulama ve denetim süreçlerinde kazanılan kapsamlı bilgi ile deneyim; Altaş Consulting Company’nin hizmet ve danışmanlık anlayışına yön vermektedir. Bugün bu güçlü arka plan, danışanlarımıza güvenilir, çözüm odaklı ve yüksek katma değerli hizmet sunmamızın temelini oluşturmaktadır.
Kurucumuz Dr. Soner Altaş’ın “Pay Defteri” kitabını incelediniz mi?
